HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Niksar Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.09.2013 tarihli ve 2013/91 Esas, 2013/447 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenemesine, sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Niksar Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.09.2013 tarihli ve 2013/91 Esas, 2013/447 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 11.10.2018 tarihli ve 2016/10900 Esas, 2018/12364 Karar sayılı kararı ile dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin uzlaştırma hükümlerinin uygulanması zorunluluğu nedeni ile bozulmasına karar verilmiştir.

3. Niksar Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2019/120 Esas, 2019/698 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

1. Sanık ... temyizinde özetle; dosyasını temyize göndermek istediğini belirtmiştir.

2. Sanık ... müdafii temyizinde özetle; kararın eksik inceleme ile verildiği, delillerin yeterince değerlendirilmediği, lehe hükümlerin uygulanmadığı, fazla ceza verildiği, beraati gerektiği gerekçeleri ile ve re’sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

1. Sanıkların, evlendirme vaadi ile katılandan sanıklardan ... için altın ve giysi aldıkları, sanıklardan Kemal için ise 2.500,00 TL para aldıkları iddia edilmiştir.

2. Sanıklar özetle, suçlamaları reddetmiştir.

3. Katılan özetle, iddia yönünde beyanda bulunmuştur.

4. Bir kısım tanıklar dinlenmiştir.

5. Bozma sonrasında uzlaştırma yoluna başvurulduğu ancak, uzlaştırmanın gerçekleşmediği dosya kapsamından anlaşılmıştır.

6. Sanıklar hakkında yukarıda açıklandığı şekilde dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

1. Katılanın ve tanık Bahadır'ın polis ifadelerinden suç tarihinin 10.09.2012 olduğunun anlaşılması karşısında, gerekçeli karar başlığında "09.09.2012" şeklinde hatalı gösterilen suç tarihinin "10.09.2012" tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ile sanık ...'in yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Niksar Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2019/120 Esas, 2019/698 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ile sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafiinin ve sanık ...'in temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.06.2024 tarihinde karar verildi.