Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı ..., ... İli İpekyolu İlçesi Bostaniçi Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 1977 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile 11.06.2015 tarihli fen bilirkişisi raporunda 2.867,50 metrekare yüzölçümlü taşınmazın son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı yararına imar-ihya ve zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ne var ki, dava konusu taşınmazın imar-ihya tarihinin belirlenmesi yönünden elverişli hava fotoğrafı bulunamadığı dosya kapsamı ile belirlendiği gibi; dosyada yer alan ziraatçi bilirkişinin, dava tarihi itibariyle ağaçların 10-15 yaş aralığında olduğuna ilişkin raporu ve mahalli bilirkişi ...’nın dava konusu taşınmazın imar-ihyasının keşif tarihi itibariyle 15 yıl önce tamamlandığına ilişkin beyanı göz önüne alındığında, davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 17. maddelerindeki imar-ihya ve zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.