Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... İli Çiftlik İlçesi Kitreli Mahallesi çalışma alanında bulunan 209 ada 132 parsel sayılı 6.884,96 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, bağ vasfıyla davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazın müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına dayanarak, tapu iptali ve muris ... mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında muris ... mirasçıları davaya dahil edilmiş ve dava konusu taşınmaz 27.04.2011 tarihinde davalı ... tarafından dava dışı...’a bilahare... tarafından da 17.07.2012 tarihinde yine dava dışı ...’a, satmış ve son kayıt maliki ... davaya dahil edilmiştir. Mahkemece yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu 209 ada 132 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 4 payı ..., 3 payı ..., 3 payı Sevgi Küçükgüzül, 3 payı ..., 3 payı ... Kamışlı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu taşınmazın babası olan muris ...'ye ait olduğunu ileri sürerek, kendisi gibi ... mirasçısı olan kayıt maliki kardeşi ... aleyhine dava açmış olup, yargılama sırasında dava konusu taşınmaz davalı ... tarafından...’a satılmış; sonrasında da bu şahıs tarafından terekeye göre 3. kişi konumundaki ...’a satılmıştır. Mevcut hale göre HMK'nın 125/a. maddesine göre dava vekili, 28.05.2013 tarihli dilekçesi ile davalı yeni malike karşı mülkiyet davası olarak takip edeceklerini bildirdiğine göre kök muris ... terekesine dahil olduğu iddia edilen taşınmaz yönünden açılan davada, ölüm tarihi itibarı ile terekesinin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tâbi olduğu kuşkusuz olan murisin tüm mirasçılarının TMK'nın 701/2. ve 702/2. maddeleri uyarınca birlikte hareket etmeleri zorunludur. Her ne kadar ...'nün dava dışı mirasçılarına davaya dahil edilmeleri hususunda davacı tarafın dilekçesi gönderilmiş ise de, yalnızca "..." ve "Şengül" isimli mirasçıları davaya muvafakat ettiklerini bildirmiş olup, mirasçılardan "..." ile "Süleyman'ın mirasçısı ..."nın açıkça, davaya muvafakat ettiklerine ilişkin beyanları bulunmamaktadır. Buna göre, kendilerine dilekçe tebliğ edilmiş olması, davada taraf oldukları anlamına gelmeyeceği gibi, başlangıçta davalı olmakla beraber sonradan taşınmazı kayden devreden ...'nün mirasçılarının da davaya muvafakatlarının alınması gerektiği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davacının tereke adına dava açtığı davada kendisi dışındaki diğer mirasçıların ..., ... ve ...'nün davaya yönteminde (davacı taraf yanında) katılımlarının sağlanması veya muvafakatlerinin alınması bunun mümkün olmaması halinde muris ... terekesine temsilci atanması için davacı tarafa süre ve imkân tanınması, bu şekilde aktif dava ehliyetindeki eksikliğin giderilmesi halinde, işin esasına girilip iddia ve savunmalar doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek, aktif dava ehliyeti sağlanmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelemesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
16. Hukuk Dairesi - E. 2016/15108 - K. 2020/758
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 16. Hukuk Dairesi |
| Esas No | 2016/15108 |
| Karar No | 2020/758 |
| Karar Tarihi | 02.03.2020 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"