HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2013 tarihli ve 2012/721 Esas, 2013/214 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ...'e karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi, infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, katılan ...'a karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi, infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Mudanya Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2013 tarihli ve 2012/721 Esas, 2013/214 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 23.05.2017 tarihli ve 2015/11148 Esas, 2017/11433 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma işlemlerinin uygulanmasında zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine uzlaştırma yoluna başvurulduğu ancak uzlaştırmanın gerçekleşmediği dosya kapsamından anlaşılmıştır.

4. Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2017/462 Esas, 2019/107 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ...'e karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi, infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına, katılan ...'a karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi, infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafii temyizinde özetle; kararın haksız ve dayanaksız olduğu, sanığın uzlaşmak ve zararı gidermek istediği ama mücbir sebepler ile zararı gideremediği, mahkemece yeterince süre verilmediği, buna rağmen ağır şekilde cezalandırıldığı gerekçesi ile kararın bozulmasını istemiştir.

1. Sanığın katılanlara, kuzuların parasını vereceğini belirterek katılanlardan kuzular aldığı ancak paralarını vermediği iddia ve kabul edilmiştir.

2. Sanık özetle, kuzuları satın aldığını ama parasını ödeyemediğini, dolandırma kastı bulunmadığını savunmuştur.

3. Katılanlar özetle, iddia yönünde beyanda bulunmuştur.

1. Sanığın, katılanlardan Yavuz'dan aynı gün içinde iki saat ara ile iki kere kuzu aldığı, buna göre 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığı için bozma nedeni yapılmamış, tekerrüre esas alınan ilam belirtilmemiş ise de, Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/566 Esas, 2009/1830 Karar sayılı ilamında birden fazla mahkumiyeti bulunduğu, bu mahkumiyetlerinden 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen 2 yıl hapis cezasının daha ağır olduğu ve tekerrüre bu cezasının esas alındığının infaz aşamasında gözetilebileceği anlaşılmıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2017/462 Esas, 2019/107 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.06.2024 tarihinde karar verildi.