HÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Rize Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13.06.2017 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanunu'nun 12/1-2,13/3,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1,58 ve 54/1-4 ncü maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.

2.Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2018 tarihli kararı ile sanıkların silah ticareti yapma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 12/1-2,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, 52/2-4,53/1-2-3,54/1-4 ve 63 ncü maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna ve müsadereye karar verilmiştir.

3.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 31.12.2018 tarihli kararı ile hükümlerin düzeltilmesi suretiyle Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; suçun sübutuna, eksik incelemeye, delillerin mahkumiyete yeterli bulunmadığına,
Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; suçun sübutuna, delillerin mahkumiyete yeterli bulunmadığına, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine ilişkindir.

Kolluk görevlilerince yapılan çalışmalarda sanıklardan ...'ın evinin altında silah atölyesi kurduğu ve yoğun şekilde silah imal ettiğinin öğrenilmesi üzerine usulüne uygun alınan arama kararı sonucunda sanıkların birlikte ikamet ettikleri iki katlı evde yapılan aramada evin bodrum katındaki boş oda içerisinde silah imalinde kullanıldığı düşünülen yere sabitlenmiş 1 adet freze ile 1 adet matkap ele geçirilmiştir. Evin değişik yerlerinde zeminde zula haline getirilmiş gizli bölmelerde 6 adet el yapımı tabanca, şarjör ve namlu gibi silah parçaları ve değişik çaplarda 246 adet mermi ele geçirilmiş, alınan raporda silah ve mermilerin 6136 sayılı Kanun kapsamında bulunduklarının belirtildiği anlaşılmıştır. Sanıklardan ...'ın suça konu eşyalarla ilgisi olmadığını, sanıklardan ...'ın ise silahlardan bir tanesinin kendisine ait olduğunu, diğer beş silahı ise dışarıda bularak eve tamir amaçlı getirdiğini ve atölyedeki eşyalarla silah imal etmediğini beyan ettikleri anlaşılmakla, dosya kapsamında elde edilen deliller kapsamında isnat sanıkların birlikte silah ticareti yapma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.

A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Sanık ..., atölyedeki makine ve malzemelerin 1982 yılında oto tamir işi ile uğraştıkları dönemde edindikleri ve bu işlerde kullandıkları makine ve malzemeler olduğunu belirttiği halde sanık ... bu makine ve malzemelerle babasının tarım makinesi imal ettiğini beyan etmiştir. Sanık ...'ın beyanının aksine makinelerden birinin 2014 model olduğunun anlaşıldığı, ele geçen silah parçalarına ilişkin olarak, sanık ... tarafından bu malzemelerin torunlarının köydeki hurdalıkta buldukları malzemeler olduğu ifade edilmesine karşın, sanık ...'ın bu malzemelerin daha önce ele geçirilmiş ve tekrar kendilerine iade edilmiş malzemeler olduğunu beyan ettiği ve aynı zamanda yine bu malzemelerin kendisine ait olduğunu kabul ettiği, bu yönüyle savunmaların çelişki arzettiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki CD içeriği, fotoğraflar ve olay tutanağının incelenmesinde ele geçen tabanca, fişek ve diğer malzemelerin özenli bir şekilde özel bölmelere zulalandığı ve zarar görmemeleri bakımından bez parçaları ve poşetlere sarılı oldukları görülmüştür. Tüm bu hususlar değerlendirildiğinde sanıkların kendilerini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik kendi içerisinde çelişkili ve hayatın olağan akışına uygun düşmeyen beyanlarına itibar edilmemiştir. Bununla birlikte her ne kadar sanık ... tarafından ele geçen tabanca, fişek ve makinelerle kendisinin ilgisinin olmadığı, babası olan sanık ...'la da aralarının iyi olmadığı, arama yapılan evde de yaşamadığını beyan ettiği görülmüş ise de, 13.04.2017 tarihli olay tutanağına göre, saat 06: 35'de adrese gelindiği, kapının kolluk görevlilerince çalındığı, kapının sanık ... tarafından açıldığı, iki erkek (sanıklar) ve iki kadının üst araması yapıldıktan sonra ikamet aramasına geçildiği, evin muhtelif yerlerinde tabanca, fişek ve silah parçalarının ele geçirildiği, 2 adet tabancanın sanık ...'ın çocuklarının yatak odasının yataklarının altında, taban tahtası altında zulalanmış vaziyette ele geçirildiği, arama sırasında hazır bulunan sanık ... tarafından 2 adet tabancanın bulunduğu yerin çocuklara ait yatak odası olduğu hususuna herhangi bir itirazda bulunmadığı ve keza (savunmalarında belirttiği üzere) silahların ele geçirildiği ikinci katın kendisine ait olmadığı, babası sanık ...'a ait olduğu hususunda her hangi bir itirazda bulunmadığı ve tutanağı bu şekilde imzaladığı görülmüştür. Sanıkların sonradan ileri sürdükleri arama yapılan evin birinci katının sanık ...'a, el yapımı tabanca ve diğer malzemelerin ele geçirildiği ikinci katın sanık ...'a ait olduğu hususundaki savunmalarına itibar edilmemiştir. Sanık ...'ın yaşı nazara alındığında, son derece hassas bir işçilik ve ekipman kullanımının gerekli olduğu anlaşılan silah imalatını tek başına yapmasının mümkün olamayacağı değerlendirilmekle sanıkların iştirak halinde üzerlerine atılı suçu işledikleri mahkemece kabul edilmiştir.
B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre hükümlere ilişkin Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının müsadere kararı yönünden düzeltilmesi suretiyle esastan reddine karar verilmiştir.

1.Sanık savunmaları, araştırma ve arama tutanağı, dosyada mevcut bilirkişi raporu ile ele geçirilen tabanca ve mermilere ilişkin alınan kriminal rapora göre sanıkların silah ticareti yapma suçundan cezalandırılmalarına ilişkin hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 31.12.2018 tarihli ve 2018/1921 Esas, 2018/3599 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Rize Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2024 tarihinde karar verildi.