Cumhuriyet Savcısının temyizi yönünden, sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Şikayetçi Kurum vekilinin temyiz isteği yönünden, kovuşturma evresinde usulüne uygun biçimde davetiye tebliğ olunmak suretiyle duruşmadan haberdar edilen ancak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 ve 238 inci maddeleri uyarınca yöntemine uygun olarak davaya katılma talebinde bulunup katılan sıfatını kazanmayan şikâyetçi kurumun hükmü temyize hakkı bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Uzunköprü 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2016 tarihli ve 2015/648 Esas, 2016/394 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223'üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Cumhuriyet Savcısı ve şikayetçi Kurum vekili, usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılması talebi ile hükmü temyiz etmiştir.
A. Şikâyetçinin temyiz istemi yönünden;
Kovuşturma evresinde usulüne uygun biçimde davetiye tebliğ olunmak suretiyle duruşmadan haberdar edilen ancak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 ve 238 inci maddeleri uyarınca yöntemine uygun olarak davaya katılma talebinde bulunup katılan sıfatını kazanmayan şikâyetçi kurumun temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
B. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden;
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanunun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık hakkında iddianamenin düzenlendiği 13.11.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
A. Şikâyetçinin temyiz istemi yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle; Uzunköprü 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2016 tarihli ve 2015/648 Esas, 2016/394 Karar sayılı kararına yönelik şikâyetçinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 inci maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B.Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenler ile Uzunköprü 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2016 tarihli ve 2015/648 Esas, 2016/394 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.06.2024 tarihinde karar verildi.