B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.04.2015 tarihli 2014/209 Esas, 2015/112 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3,62/1. ve 53/6. maddeleri gereğince 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş karar verilmiş,

2.Sanık müdafiinin temyizi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 06.11.2018 tarihli 2017/638 Esas, 2018/10384 Karar sayılı ilamı ile;

"... kaza esnasında sanığın kullandığı aracın hızının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilemediği anlaşılmakla TCK'nın 22/3. maddesinde tanımlı bilinçli taksirin uygulama imkanının bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş,

3.İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2019 tarihli ve 2018/570 Esas, 2019/54 Karar sayılı kararı ile Dairemiz tarafından verilen bozma ilamına uyulmuş, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1. ve 53/6. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş karar verilmiş,

4.Sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 16.09.2019 tarihli 2019/4133 Esas, 2019/8856 Karar sayılı ilamı ile;

"Sanık müdafiinin kararın verildiği 04/02/2019 tarihli celsede esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulunmak amacıyla süre istemesine rağmen bu taleple ilgili bir karar verilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yargılamaya devam edilerek karar verilmesi" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş,

5.İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2019 tarihli ve 2019/242 Esas, 2019/381 Karar sayılı kararı ile Dairemiz tarafından verilen bozma ilamına uyulmuş, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1. ve 53/6. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş karar verilmiş,

6.Sanık müdafiinin temyizi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 05.10.2020 tarihli 2020/260 Esas, 2020/4746 Karar sayılı ilamı ile;

"1)Mahkemece bozmaya uyma kararı verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması,

2)Sanık müdafinin kararın verildiği 19/11/2019 tarihli celsede esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulunmak amacıyla süre istemesine ve sair taleplerine ilişkin bir karar verilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yargılamaya devam edilerek karar verilmesi," gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiş,

7.Bozma üzerine ve temyize konu İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2020 tarihli ve 2020/410 Esas, 2020/461 Karar sayılı kararı ile Dairemiz tarafından verilen bozma ilamına uyulmuş, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1. ve 53/6. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş karar verilmiş,

8.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.08.2021 havale tarihli ve 2021/14428 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; eksik incelemeye, verilen cezanın az olduğuna, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair sebeplere ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik incelemeye, savunma hakkının kısıtlandığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair sebeplere ilişkindir.

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlar birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü sanığın idaresindeki otomobille, meskun mahal içindeki, bölünmüş, asfalt kaplama, kuru ve aydınlatmalı yolda seyir halinde olduğu esnada, yolun sağa doğru virajlanan kısmında direksiyon hakimiyetini kaybederek, solunda kalan orta refüjü aşıp karşı şeride geçtiği, yolun en sol kısmındaki bariyere çarpmasını takiben sağına doğru savularak karşı yönden gelen katılan ...'un aracına çarpması neticesinde bir kişinin ölmesine, bir kişinin vücudundan birinci dereceden kemik kırığı oluşacak şekilde, üç kişinin de basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olay ile olarak düzenlenen kaza tespit tutanağı ve hazırlık aşamasında Cumhuriyet savcılığınca aldırılan 08.05.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre; sanığın keskin virajlı yola mevcut hız tahtidinin üstünde aşırı süratle girmesi ile hareket şeridinden çıkıp orta refüj kısmını aşıp karşı yol bölümüne girerek normal kendi yol bölümünde seyreden katılanın kullandığı aracın önünü kapatıp ölümlü ve yaralamalı trafik kazasının oluşumuna asli ve tam kusurlu şekilde neden olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.06.2024 tarihinde karar verildi.