Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Sinop 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2016/4 Esas, 2016/79 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1,2. cümle, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstekleri
Atılı suçun işlendiğine dair katılan mağdurenin soyut beyanları dışında delil olmadığına, iftira atıldığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; sanık hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine esas alınan ilamda 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmadığı ve adli sicil kaydına göre Boyabat Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2010 tarihli ve 2010/258 Esas, 2010/362 Karar sayılı kararı hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulandığı anlaşılmış olup, bu kararın tekerrüre esas alınması gerekirken yerine yazılı şekilde uygulama yapılması, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bir hukuka aykırılık olarak görülmüştür.

Gerekçede açıklanan nedenlerle Sinop 1. Asliye Ceza Mahkemesi kararında sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün çıkartılarak yerine “Sanığın adli sicil kaydındaki Boyabat Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2010 tarihli ve 2010/258 Esas, 2010/362 Karar sayılı kararında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulandığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 58/6,7. maddesi gereğince cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına'' ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2024 tarihinde karar verildi.