Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.

I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/58 Esas, 2016/173 Karar sayılı kararı ile olay tarihinde sanığın akşam 21.30 sıralarında katılanın başka bir yakını olan ve hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen ... ile kaldığı yurdun önüne geldikleri, ...'in katılanı telefonla arayarak dışarıya davet ettiği, katılanın önceden kaldığı yurda alkollü bir şekilde gelip kendisini rahatsız eden sanık ile görüşmek istemediği, akrabası...'in, katılanı barıştırmak istemesi ve ricada bulunması üzerine katılanın kendileriyle birlikte gelmeyi kabul ettiği, sanığın yönetimindeki araçla Bakırköy'e gidip bir barda oturdukları, bir süre sonra buradan ayrılarak sanığın, ...'in evinin yakınına bıraktıktan sonra katılanı yurda bırakmak istediğini belirterek katılanın ön koltuğa geçmesini istediği, katılanın korkması nedeniyle ön koltuğa geçtiği, sanığın aracı Bakırköy'de ıssız bir yer olan dereboyuna doğru götürdüğü, araç içerisinde katılanın cinsel organını elleriyle tuttuğu, sarılıp öpmeye çalıştığı, sanığın alkollü olması nedeniyle katılanın aracı kullanacağını belirttiği, katılanın aracı kullandığı sırada ön koltukta oturan sanığın tekrar katılanın cinsel organını elleriyle tutmaya çalıştığı, Florya caddesi üzerine geldiğinde katılanın aracı durdurarak araçtan inip kaçtığı şeklinde kabul edilen olayda, dosya içerisindeki mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanık hakkında cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 102/1, 62/1 ve 53/1 maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

A. Sanıık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle; sanığın, katılana karşı bir eyleminin olmadığına, suçun işlendiğine dair delil bulunmadığına, iftira edildiğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelik olduğu görülmüştür.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Özetle; sanık hakkında atılı suçtan hüküm kurulurken üst had yerine asgari hadden eksik hapis cezasına hükmedildiğine, koşulları bulunmadığı halde sanık lehine 5237 sayılı Kanun 62. maddesi uygulanarak hükmedilen cezasından takdiri indirim yapıldığına, suçta kullanılan aracın müsaderesine karar verilmediğine yönelik olduğu görülmüştür.

Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/58 Esas, 2016/173 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2024 tarihinde karar verildi.