Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2014 tarihli ve 2014/254 Esas, 2014/421 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi, infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık temyizinde özetle; lehe hükümlerin uygulanmadığı gerekçesi ile kararın bozulmasını istemiştir.

1. Sanığın bir internet sayfasına satılık cep telefonu ilanı ve irtibat telefonu verdiği, ilanı gören katılanın ilandaki cep telefonunu arayarak sanık ile irtibata geçtiği, yapılan telefon görüşmesi sırasında cep telefonunun 1.000,00 TL'ye satışı hususunda anlaşmaları üzerine; katılanın ATM'den 800,00 TL ve kalan 200,00 TL'yi de sanığın aynı hesabına internet bankacılığı ile gönderdiği iddia ve kabul edilmiştir.

2. Sanık özetle eylemi ikrar etmiştir.

3. Katılan özetle iddia yönünde beyanda bulunmuştur.

4. Bankadan özetle; paraların gönderildiği hesabın sanığa ait olduğu belirtilmiştir.

1. Dosya kapsamına göre sanığın hesabına paraların gönderildiği tarihin 27.01.2014 olduğunun anlaşılması karşısında; gerekçeli karar başlığında "28.01.2014" şeklinde hatalı gösterilen suç tarihinin "27.01.2014" tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3. Ancak;

a. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerekeceğinden, adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/120 Esas, 2013/268 Karar sayılı ilamı ile hükmolunan 2 yıl 11 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/657 Esas, 2010/45 Karar sayılı ilamındaki 1 yıl 2 ay hapis cezası cezasına ilişkin hükmünün esas alınması,

b.Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde belirtilen nitelikli hâllerde hapis cezası yanında hükmolunan temel gün adli para cezasının suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olamayacak şekilde belirlenip bu miktar üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca taktir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği, buna göre suça konu menfaatin 1.000,00 TL olduğu da gözetilerek temel cezanın 100 gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenip, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci maddesi uyarınca 1/6 indirim yapıldığında bulunacak 83 gün adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında bir gün karşılığı 20,00 TL üzerinden çarpılarak hesaplanmak suretiyle sanığın 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde, önce 5 gün adli para cezası belirlenip günlüğü 20,00 TL üzerinden 100,00 TL adli para cezası belirlendikten sonra adli para cezasının, suça konu menfaatin 2 katından az olamayacağından bahisle 100 gün adli para cezası olarak belirlenip, takdiri indirim uygulanarak belirlenen 83 gün adli para cezasının günlüğü 20,00 TL'den neticeten 1.660,00 TL adli para cezası olarak belirlenmesi,

c.Hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,

d.Sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesi zorunluluğu nedenleri ile karar hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2014 tarihli ve 2014/254 Esas, 2014/421 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasının (1), (3) ve (4) numaralı bentleri tamamen çıkartılarak yerine (1) numaralı bent olarak "1)Sanık ...'in sabit olan katılan ...'ye yönelik "bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçundan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve son cümlesi uyarınca suçun işleniş biçimi de dikkate alınarak takdiren 3 yıl hapis ve 100 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin bendine "5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesine" ibaresinin eklenmesi, ayrıca, hüküm fıkrasının tekerrüre esas bendindeki "Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/02/2010 günlü 2009/657 E ve 2010/45 K sayılı ilamı ile görevliye hakaret suçundan 5237 sayılı TCY'nin 125/1,3-(a) ve 4 maddesi hükmünce 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar da verilip, 12/05/2010 günü kesinleştiği, infaz da edilerek 17/06/2011 günü koşullu olarak salıverildiği, bihakkın tahliye tarihinin 05.01.2012 tarihi olduğu" ibaresi tamamen çıkartılarak yerine "Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/120 Esas, 2013/268 Karar sayılı ilamı ile hükmolunan 2 yıl 11 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınmasına, sanığın tekerrüre esas olan mahkumiyet kararında da tekerrür hükümleri uygulandığından sanığın 2 kez mükerrir olduğunun infaz aşamasında gözetilmesine" şeklindeki ibarenin eklenmesi, hüküm fıkrasının, adli para cezasının ödenmesine ilişkin (7) numaralı bendindeki "ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin" ibaresi çıkartılarak yerine ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 106/3 üncü maddesi gereğince infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış hakkı korunarak, infaz işlemlerinin ve koşullu salıvermenin hatalı uygulama içeren Mahkeme kararına göre yapılacağının ve 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince sanık hakkında koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.06.2024 tarihinde karar verildi.