Hükmün açıklanması ile mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 2863 sayılı Kanun'un 65/b, 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Datça Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.02.2012 tarihli ve 2011/121 Esas, 2012/25 Karar sayılı kararının 03.04.2012 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 18.03.2016 tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 203/1 maddesinde tanımlanan mühür bozma suçunu işlediği ve Datça Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 16.06.2016 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince açıklanmasına dair Datça Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2016/273 Esas, 2016/484 Karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Suçtan zarar gören Çevre ve Şehircilik Bakanlığına dava ihbar edilmediğinden, 29.02.2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulünce kesinleştiğinin ve beş yıllık denetim süresinin başlaması ile 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğunun kabul olunamayacağı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı usulünce kesinleşmediğinden, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlendiği gerekçesiyle hükmün açıklanmasına dair 12.07.2016 tarihli kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu anlaşılmakla,
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem, 14.12.2011 tarihli savunma olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı 14.12.2019 tarihinde, inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE,
27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.