Davanın reddine
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı Orman İdaresi vekili, taşınmazın üzerinde bulunan yapıların bir kısmının orman sınırları içinde kaldığını iddia ederek, beyanlar hanesine ekteki krokide belirttikleri kısımların orman sınırları içinde kaldığının yazılmasını istemiştir.
Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince ilk olarak davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davalılar vekili ve davacı Orman İdaresi vekilinin temyiz istemi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.02.2016 tarihli ve 2016/842 Esas, 2016/1931 Karar sayılı ilamı ile eksik inceleme ve araştırma sebebiyle bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak devam eden yargılama neticesinde, "5831 sayılı Kanun uyarınca yapılan ve orman dışına çıkarılan arazilerin kullanım kadastrosu sırasında, 3302 sayılı Kanun uyarınca geçirilen orman dışına çıkarma sınırının, kadastro paftalarına aktarımı esnasında kaymalar olduğu ve tespit çalışmasında da bu sınırların kullanılması nedeniyle orman alanlarının orman dışında, orman dışına çıkarılan alanların da orman sınırları içinde gösterildiği ve dava konusu parselin tespit sınırları izlendiğinde, parsel sınırları ile orman sınırları arasında rapor ekinde belirtilen harita 5'te sarı taralı bir kısım alanın orman dışına çıkarılmış alan olmakla birlikte bu alanların A ve B harfleriyle gösterilmiş ve parsel sınırları dışında kalmış olduğu, neticeten dava konusu 1761 ada 1 parselin tamamının 1990 yılında yapılan 2/B çalışması sırasında orman sınırları dışına çıkarılmış sahalar olmakla birlikte, kesinleşen orman haritasına göre davalı parselin tamamı ve yukarıda belirtilen harita 5'te A ve B harfli sarı taralı alanların tamamının 3302 sınırlarına göre orman dışına çıkarılan 2/B alanı içinde kaldığı gerekçesiyle davanın reddine dava konusu İstanbul İli Beykoz İlçesi Yavuzselim Mahallesi 1761 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline" karar verilmiş olup; hüküm, davacı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümlerine göre 06.09.1940 tarihinde ilk orman tahdidi, daha sonra 27.06.1990 tarihinde ilân edilen 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 Sayılı 31.8.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 Sayılı Kanun) ile Değişik 2/B uygulaması ve ayrıca 2010 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunun'da (3402 sayılı Kanun) değişiklik yapan 5831 Sayılı Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (5831 Sayılı Kanun) Ek-4 üncü maddesine göre kadastro çalışmaları yapılmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davacı Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.