Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, beş adet taşınmazda ortaklığın giderilmesine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, hüküm davacı tarafından 148 parsele ilişkin temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen ve satışına karar verilen 148 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan evin davalı ...’a ait olduğu konusunda taraflar arasında ittifak vardır. Mahkemece bu husus kabul edilerek oran kurulmak sureti ile satışına karar verilmiş ise de oranlama konusunda hata yapılmış ve muhdesat sahibine fazladan pay verilmiştir. Mahkemece satış bedelinin yukarda belirtilen esaslar çerçevesinde davalı ...’a ait muhdesatın taşınmazın toplam değerine oranlaması tespit edilerek satış bedelinin bu oranlar dahilinde muhdesata isabet eden kısmın muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedelin ise payları oranında paydaşlara dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

Hükmün yukarda açıklanan nedenle 148 parsel sayılı taşınmaza hasren BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.