İNCELENEN KARARIN;

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanık ... hakkında şantaj suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde,
Başka suçtan aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan sanığın, farklı tarihte talimatla alınan ifadesinde duruşmadan bağışık tutulma talebinin de bulunmaması karşısında, hükmün verildiği oturumda bizzat duruşmada hazır bulundurulması sağlanıp, yüzüne karşı karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yokluğunda mahkumiyetine hükmedilmesi suretiyle, CMK'nın 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2)Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükmün temyizine gelince,
Suç tarihi itibarıyla, TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesinde düzenlenen tehdit suçuyla birlikte işlenen hakaret suçu uzlaşma kapsamında olmadığından, uzlaşma işlemleri bu nedenle geçersiz ise de, tehdit suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi ve CMK’nın 253/1. ve 254. maddeleri uyarınca, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı hakaret suçunun uzlaşmaya tabi olması karşısında, anılan maddelerde öngörüldüğü biçimde yöntemine uygun olarak uzlaşma önerisinde bulunulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirdiğinden, katılan sanık ...'ün temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye kısmen uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.