Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.08.2018 tarihli ve 2018/460 Esas, 2018/543 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 1240 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve adli para cezasının 12 taksitte tahsiline,
2. (1) nolu bölümde belirtilen karara yönelik sanık tarafından istinaf başvurusu üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 14.12.2018 tarih ve 2018/2695 Esas, 2018/2710 Karar sayılı kararıyla, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm kaldırılarak, sanığın fuhuş suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine hükmolunup, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine,
Karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi, dosyada mevcut yasal delillere dayalı olarak sanığın eyleminin sabit olduğuna ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, eşi olan mağdurun fuhuş yapmasına aracılık etmesi suretiyle atılı suçu işlediği, sanık savunması, mağdur beyanı, 13.06.2018 tarihli olay, yakalama ve Cumhuriyet savcısı ile görüşme tutanağı, aynı tarihli para tespit tutanağı, sosyal medya hesabı üzerinden yapılan yazışmalara ilişkin ekran görüntüsü çıktıları ve tüm dosya kapsamıyla İlk Derece Mahkemesince kabul olunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Fuhuşa aracılık ve yer temini suçunda, hukuka aykırı arama sonucu elde edilen ve hükme esas alınması mümkün olmayan delillerden ve sanığın soyut beyanı dışında mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilip, sanık hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
13.06.2018 tarihli olay, yakalama ve Cumhuriyet savcısı ile görüşme tutanağında, fuhuşla mücadele çerçevesinde yapılan çalışmalar kapsamında, sosyal medya hesabı üzerinden evli çiftlerin hesaplar açarak para karşılığı fuhuş yaptığı duyumları alınması üzerine kolluk görevlisi tarafından twitter isimli sosyal medya hesabı üzerinden sanık ile irtibat kurulduğu ve 300 TL karşılığı fuhuş amaçlı anlaşmanın sağlandığı, Cumhuriyet savcısının seri numarası alınmış paralar ile gerekli suçüstü çalışmalarının yapılması talimatı vermesi üzerine seri numarası alınmış paralara ilişkin 13.06.2018 tarihli para tespit tutanağının düzenlendiği, kolluk görevlisi ile sanığın dışarıda buluştukları, birlikte gittikleri konutta mağdurun da bulunduğu, fuhuş için belirlenen 300 TL'nin kolluk görevlisi tarafından sanığa teslim edildiği ve sanığın kolluk görevlisine yatak odasını gösterip eşinin birazdan geleceğini söylemesi üzerine polis memurunun resmî kimliğini açıkladığının belirtilmesi, sanık ve mağdurun da imzalarının bulunduğu bu tutanağın olaya ilişkin bilgi sahibi olan ve talimatları veren Cumhuriyet savcısı tarafından onaylanmış olması, sanığın 27.07.2018 tarihli duruşmada, eğlence amacıyla twitter isimli sosyal paylaşım sitesinde hesap açtığını, paraya ihtiyaçları olduğunu, polis memuru olarak bilmediği şahısla görüşme yaptığını, parayı aldığını ifade etmesi, müdafii huzurunda verdiği soruşturma beyanında ayrıca kolluk görevlisinin evi bilmemesi nedeniyle şahsı hastaneler kavşağından alarak eve getirdiğini ifade etmesi, mağdurun da aşamalarda sanık ile benzer anlatımda bulunması ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, gizli soruşturma yürüten kolluk görevlisinin, 5271 sayılı Kanun'un 160 vd. maddeleri kapsamında Cumhuriyet savcısının emri doğrultusunda ve genel yetkileri ile görevleri kapsamında, suç ve failini belirlemek ve suçla ilgili delil toplamak amacıyla yaptığı işlemler sonucunda elde edilen delillerin hukuka uygun yöntemle elde edilmiş delil niteliğinde olduğu ve sanığın eşi olan mağdura yönelik fuhuşa teşvik, kolaylaştırma ve aracılık eylemlerini gerçekleştirdiği gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçeyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Bölge Adliye Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.06.2024 tarihinde karar verildi.