Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Alanya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.04.2018 tarihli ve 2017/495 Esas, 2018/287 Karar sayılı kararıyla sanığın fuhuş suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
2. (1) nolu bölümde belirtilen karara yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 07.03.2019 tarih ve 2018/1390 Esas, 2019/492 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 120 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, usûle, kanuna ve hakkaniyete aykırı karar verildiğine, gerekçeli kararın eksik ve hatalı olduğuna, sanığın cezalandırılması için şüpheden uzak, inandırıcı ve yasal delil bulunmadığına, eksik araştırma yapıldığına, şikâyetçinin kovuşturmada dinlenmediğine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, mağdurun fuhuş yapmasına yer temin ederek atılı suçu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasına ilişkin, sanık savunması, tanık A.Y.'nin beyanı, 25.05.2017 tarihli tutanak içeriği ve tüm dosya kapsamıyla İlk Derece Mahkemesince, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de dikkate alınarak sanığın fuhuş suçunu işlediğinin sabit olmadığı kabul olunup, sanık hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık savunması, mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanı, 20.05.2017 tarihli tutanak içeriği, sanığın gsm hattına ait iletişim tespit tutanakları ve tüm dosya kapsamıyla sanığın, yer temini süretiyle fuhuş suçunu işlediği, Bölge Adliye Mahkemesince kabul olunup, İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararı kaldırılarak, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince 10.01.2019 tarihli duruşmada sanığa, 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma verildiği anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık savunması, 25.05.2017 tarihli olay tutanağı, tanık A.Y.'nin beyanı ve tüm dosya kapsamıyla, sanığın mahkûmiyetine dair Bölge Adliye Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmayarak, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenmekle, 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık
görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Alanya 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.06.2024 tarihinde karar verildi.