Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bozma üzerine Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2018 tarihli ve 2018/100 Esas, 2018/369 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157,168,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 8.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz isteği; mahkemece sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmama gerekçesinin yerinde olmadığı ile re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.

1.Olay tarihinde mağdur ...'in ev telefonundan arandığı, arayan kişilerin kendilerini polis olarak tanıttıkları ve evde ruhsatsız silah vs. olup olmadığını, sordukları ardından internet hesaplarının başka birileri tarafından kullanıldığını söyleyip bankada parası olduğunu öğrenince, suçluların hesabını kullandıklarını para çektiklerini belirterek, parasını çekip bildirecekleri hesaba havale etmesini isteyip, bunun da savcının hesabı olduğunu iddia edip kandırarak, sanıklarla aynı mekanlarda çalışan ve oradan tanıdıkları ...'in hesap numarasını vererek 10.000,00 TL para transferini sağladıkları, sonrada bankadan ayrılan mağdurun dolandırıldığını polise başvurunca öğrendiği, iştirak halinde suçu işleyen sanıkların ...'e Garanti Bankasında hesap açtırarak çektirdikleri parayı temyiz dışı sanık ...'ın aldığı, birbirlerini suçlayan her iki sanığa ait GSM kayıtların incelendiğinde çok sayıda görüşmelerin olduğu görülmüş, soruşturma başladıktan sonra, sanıkların mağdurunun zararını tamamını karşıladığı iddia ve kabul edilmiştir.

2. Atılı suçun 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.

Mahkemece dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarihten uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmibirinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2018 tarihli ve 2018/100 Esas, 2018/369 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.06.2024 tarihinde karar verildi.