Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili talepli açılan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Verilen karar; davalı ..., Orman Yönetimi ve Karacabey Belediye Başkan vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

Yeniden yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Verilen karar tüm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı müteveffa ... 18.12.2012 tarihli dava dilekçesi ile özetle; sınırlarını bildirdiği taşınmazı 25 yılı aşkın süredir malik sıfatı ile zilyet olarak kullandığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu, 3000 m² miktarındaki tapu kaydı olmayan tarlanın kendi adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile; Bursa ili Karacabey ilçesi Kurşunlu Köyü Arısırtı mevkiinde bulunan, 29/11/2013 tarihli bilirkişi raporuna eki tescile esas krokide (A) harfi ile işaretlenen 2.553,40 m² alan ile (B) hargi ile işaretlenen 270,97 m² alanın "meyve bahçesi" vasıflı olarak Yakup oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman İdaresi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.02.2015 tarih 2014/8239 Esas 2015/695 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur.

Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine, fen bilirkişi raporunda (B2) ile belirtilen 177,00 m² yüzölçümlü alanın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından davanın bu kısım yönünden reddine, bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.553,40 m² yüzölçümlü alan ile (B1) harfi ile gösterilen 93,98 m²'lik alan yönünden zilliyetlik koşullarının oluştuğu anlaşılmakla davanın bu talepler yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm, davalı ... İdaresi vekili tarafından; "hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun hatalı ve eksik düzenlendiği, zira davaya konu olan yer ve parsel orman arazisi olduğu, dava konusu taşınmazın tamamı orman tahdit haritasına göre orman arazisi olduğu, dava konusu yerin orman vasfına sahip olup mevzuata göre özel mülkiyete konu olamayacağı, bu arazilerin mülkiyeti tapu, imar ve ihya, zilyetlik ve zamanaşımı ile kazanılamayacağı" gerekçesiyle, davalı Bursa ... vekili tarafından; "dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağı, olağanüstü zamanaşımı ile kazanılabilecek yerlerden olmadığı" gerekçesiyle, davalı Bursa ... vekili tarafından "dava konusu taşınmazın toprak yapısının araştırılmadığı, zilyetliğin başlangıç tarihi, süresi, sürdürülüş biçimi hakkında yeterli inceleme yapılmadığı, yerel bilirkişilerin ifadelerinin tam alınmadığı, yeterli araştırma yapılmadan alınan rapor ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesiyle, davalı ... vekili tarafından ise; "eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna istinaden karar verildiği" gerekçesiyle temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

222,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 660,73 TL'nin temyiz eden Belediyelerden ayrı ayrı alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.