İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki asıl dosya genel mahkemeden aktarılan, birleşen dosya tespite itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın birleşen dosya davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen dosya davalısı Hazine tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında, Şanlıurfa ili Bozova ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 143 parsel sayılı 14.700 metrekare yüzölçümlü taşınmazın malik hanesi doldurulmuş ise de itiraz üzerine 07.02.1977 tarihli Komisyon kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesinin 1976/404 Esas sayılı dosyasında dava konusu olduklarından bahisle, itiraz hakkında karar verilmeksizin Kadastro Mahkemesine gönderilmiş, 144 parsel sayılı 38.100 m2 yüzölçümlü taşınmaz ise 143 parselin miktar fazlası olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Kadastro tespitinden önce Asliye Hukuk Mahkemesince asıl dosya davacısı ... tarafından, davalı ... ve diğerleri ile ... ve diğerleri aleyhine elatmanın önlenmesi ve tescil istemi ile açılmış olan dava, görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesi'ne aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, aktarılan davanın konusu olduğu belirlenen 126,143,144 parsel sayılı taşınmazlara ait tutanaklar da "davalıdır" şerhi verilerek dosya arasına alınmış; yargılama sırasında 126 parsel yönünden tefrik kararı verilmiştir.

Davacı ... 29.03.1962 tarihli, 28 ve 33 sıra nolu tapu kayıtları ile kendilerine ait olan taşınmazlara davalıların herhangi bir hakka dayanmadan müdahale ettikleri iddiasıyla, haksız müdahalenin men'ine karar verilmesi talebiyle açılan davada, yargılama sırasında dava konusu yerde tapulama faaliyetleri başladığından 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun (766 sayılı Kanun) 50 inci maddesi uyarınca mahkemenin görevsizliğine, dosyanın yetkili ve görevli Bozova Tapulama Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, Bozova Kadastro Mahkemesinin faaliyetine son verildiği için dosya Şanlıurfa Kadastro Mahkemesine devredilerek 2013/77 Esas numarasını almıştır.

Birleşen, Bozova 2. Kadastro Mahkemesinin 1978/2298 Esas ve 1994/98 Karar sayılı dosyasında, davacılar ... ve ... 144 parsel sayılı taşınmazın Mart 1962 tarihli ve 33 sıra nolu, Ağustos 1950 tarihli ve 37 sıra nolu tapu kayıtları ile 1937 tarihli ve 18,19,23 nolu vergi kayıtları kapsamında kaldığı ve uzun zamandır zilyetliklerinde olduğu iddiasıyla kadastro tespitinin iptali ile müştereken davacılar adına tescili talebiyle davacılar ... ve ... vekili tarafından dava açılmış, aralarındaki hukuki bağlantı bulunduğu gerekçesiyle Bozova Tapulama Mahkemesi'nin 1976/404 Esas sayılı dosyasında görülen dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 143 parsel syaılı taşınmazın sınırları itibariyle davacılara ait Mart 1962 tarihli ve sıra no: 33'teki tapu kaydı kapsamında kaldığı, bu tapu kaydının özellikle güney sınırında okunan kıraç'ın sabit bir sınır olmayıp gayri sabit hudut olduğu bu nedenle bu tapu kaydının yüzölçümü miktarı kadar geçerli olduğu, dava konusu 144 parselin miktar fazlası olduğu ancak davacıların dava konusu 144 parsele 20 yıldan fazla davasız, aralıksız malik sıfatıyla zilyet oldukları, dava konusu yerde tarımsal faaliyette bulundukları, zilyetliklerinin ekonomik amaçlı olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi ve mülga 766 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca zilyetlikle mülkiyeti kazanma şartlarını gerçekleştirdikleri, her ne kadar 144 parselin güney komşusunda mera vasfında 137 nolu parsel varsa da dava konusu 144 parsel ile 137 parsel arasında kot farkı şeklinde ayırıcı bir engel olduğu, engel dolayısıyla 137 parsele doğru genişleme imkanının olmadığı ve komşu iki taşınmazın toprak yapılarının birbirinden farklı olduğu yapılan keşif, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları, bilirkişi raporları, tapu kayıtları ile sabit olduğu gerekçesiyle davacıların davasının kabulüne, dava konusu 143 nolu parselin toplam 64 hisse itibariyle 23'erden toplam 46 hissesinin ... ... oğlu ... ve ... ... oğlu ..., 18 hissenin ... oğlu ... Ağaç adlarına, dava konusu 144 nolu parselin toplam 2 hisse itibariyle; 1 hissesi ... ... oğlu ..., 1 hissesi ... ... oğlu ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 126 nolu parsel yönünden davanın tefrikine karar verilmiş, hükme karşı 144 parsele ilişkin olarak davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 144 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan incelemede İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, Hazinenin yerinde olmayan istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç: Yukarıda açıklanan sebeplerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.