HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2013 tarihli ve 2013/95 Esas, 2013/539 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında dolandırıcılık suçundan yirmi üç kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis ve 200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2013 tarihli ve 2013/95 Esas, 2013/539 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 20.04.2017 tarihli ve 2015/3706 Esas, 2017/9697 Karar sayılı kararı ile " sanığın eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında kalıp kalmadığına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmasına " karar verilmiştir.
3. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2020 tarihli ve 2017/454 Esas, 2020/80 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında on beş kez 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay hapis ve 200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair şikayetçi ve katılanların soyut beyanları dışında mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına ve hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanmamasına ilişkindir.
1. Sanığın, şikayetçi ve katılanları belediyede işe yerleştirme vaadiyle aldatıp, katılan ... 'ten 01.08.2012 tarihinde 300,00 TL, katılan ...'den 03.08.2012 tarihinde 600,00 TL, katılan ...'ten 18.08.2012 tarihinde 200,00 TL, katılan ... den 01.09.2012 tarihinde 200,00 TL, katılan ...'dan 27.09.2012 tarihinde 250,00 TL, katılan ...'ten 29.09.2012 tarihinde 180 TL, katılan ... 'den 05.10.2012 tarihinde 500 TL, katılan ...'den 23.10.2012 tarihinde 350,00 TL, katılan ...'dan 24.10.2012 tarihinde 350 TL, şikayetçi ...'dan 30.11.2012 tarihinde 320,00 TL, katılan ... 'dan 02.12.2012 tarihinde 75,00 TL, katılan ...'dan 07.12.2012 tarihinde 300,00 TL, katılan ...'dan 17.12.2012 tarihinde 100,00 TL, katılan ...'ndan 18.12.2012 tarihinde 100,00 TL, katılan ... 'ten 19.12.2012 tarihinde 120,00 TL aldığı ve bu suretle üzerine atılı suçları işlediği iddia olunmuştur.
2. Mahkemece, sanığın aşamalarda değişen çelişkili savunmaları, şikayetçi ve katılanların beyanları, fotoğraf teşhis tutanakları, uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin rapor ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın üzerine atılı suçları işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
1. Hükmün on altıncı fıkrasında müşteki ... yerine müşteki Gülşen Gödek yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
2. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılarak söz konusu ilam nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2020 tarihli ve 2017/454 Esas, 2020/80 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.06.2024 tarihinde karar verildi.