Dava dilekçesinde 9.500 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, geçersiz araç satış sözleşmesi ile davalıdan satın aldığı aracın elinden alındığını, davalıya ödenen 9.500 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı duruşmalara katılmadığı gibi, isticvap davetiyesi ve yemin davetiyesine rağmen gelmemiştir.Mahkemece, davanın kabulü ile 9.500 TL'nin sözleşme tarihi 28.01.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, sebepsiz zenginleşme nedeniyle gecikme faizi yürümesi için, borçlunun 818 sayılı BK.nun 101/1.maddesi (6098 sayılı TBK.nun 117/1.maddesi) gereğince ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir.Zenginleşen ister iyi niyetli, ister kötü niyetli olsun, kendisinden iade talep edilmeden önce temerrüde düşmüş sayılması olanaklı değildir. Böyle bir çözümün yasal dayanağı bulunmamaktadır.Bu durumda, mahkemece; temerrüt tarihinden itibaren (ihtarname gönderilmediği için 20.04.2010 dava tarihinden itibaren) yasal faizin başlatılması gerekirken, 28.01.2007 sözleşme tarihinden başlayarak yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.