N.. M.. ve M.. A.. ile G.. B.. ve T.. B.. aralarındaki mirasın hükmen reddi davasının görevsizlik nedeni ile reddine dair Bulancak Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 22.01.2013 gün ve 10/67 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların murisi F. M.'un davalı bankalara borcu olduğunu, murisin borcunu karşılayacak aktif malvarlığının olmadığını açıklayarak murisin terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın HMK'nun 382 - 383. maddesi gereğince çekişmesiz yargı işlerinden olduğundan Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesi ile HMK'nun 1 ve 20. maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmiştir.
Hüküm, davacılar vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Dava, terekenin borca batık olduğunun tespiti hukuksal nedenine dayalı olarak TMK'nun 605/2. maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddi davasıdır. Ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır (TMK. md. 605/2). Mirasçılar Türk Medeni Kanunu'nun 610. maddesinde yazılı aykırılık da bulunmadıkça yani zimnen mirası kabul etmiş duruma düşmüş olmadıkça her zaman murisin ödemeden aczinin tespitini isteyebilir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Asliye Hukuk ve Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olup olmadığını tayin ve tespitte "dava konusunun değeri ve miktarı" ölçüsünü kaldırmış, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu hükme bağlamıştır. (HMK md. 2/1)
Kanunda bu konuda aksine bir düzenleme bulunmadığına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra açılacak terekenin borca batık olduğunun tespitine ilişkin davalarda davanın değeri ne olursa olsun Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Gerçekleşen bu durum karşısında, tarafların toplanan ve toplanacak tüm delilleri, iddia ve savunma kapsamında birlikte değerlendirilerek sonucuna göre davanın esası hakkında hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 30.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.