Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/10/2012 tarih ve 2011/442-2012/229 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka ve ihbar olunan TMSF vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30/05/2014 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. M. Ç. ile davalı I.Bank A.Ş. vekili Av. E.I. ve TMSF vekili Av. G.A. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin Y.A.Ş. Antalya Şubesi’ne 29.689,10 TL yatırdığını, paralarını çekmek istediklerinde paranın off-shore bankasına havale edildiğinin söylendiğini, kendilerinin bu yönde talimatı bulunmadığını ileri sürerek, paranın bankaya yattığı tarihten itibaren vade sonuna kadar akdi faiz hesaplanarak anaparaya eklenmiş hali 29.689,00 TL’nin vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile Off Shore Bank Ltd’nin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, müvekkili bankanın davacıların talebi doğrultusunda sadece havale talimatını gerçekleştirdiğini, hesap cüzdanına karşı çıkılmadığını, istemin zamanaşımına uğradığını, diğer iddiaların da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan TMSF vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 27.308,42 TL'nin 07/12/1999 temdit tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ve ihbar olunan TMSF vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41,55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacıların zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve ihbar olunan TMSF vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Ancak, dava dilekçesinde, davacıların hesabında vade tarihi olan 13.01.2000 tarihinde anapara toplamı 27.308,42 TL olup akdi faizi ile birlikte ulaşacağı meblağ olan 29.689,10 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 27.308,42 TL'nin 07/12/1999 temdit tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacılar tarafından ibraz edilen hesap cüzdanı örneği incelendiğinde davacıların 23.08.1999 tarihinde 17.800,00 TL, 27.09.1999 tarihinde 716,00 TL ve 01.11.1999 tarihinde 4.738,52 TL yatırdıkları, hesabın bu meblağlara uygulanan akdi faiz ile 07.12.1999 tarihinde 28.580,42 TL’ye ulaştığı, bu meblağdan davacıların 07.12.1999 tarihinde çektiği 1.272,00 TL düşüldüğünde hesapta 27.308,42 TL kaldığı görülmüştür. Ancak, dosya kapsamından anlaşılacağı üzere davacılar, mevduatlarının davalıya devir edilen banka yönetici ve çalışanlarının telkin ve talimatları ile iradeleri sakatlanarak off-shore hesabına aktarıldığı iddiasındadır. O halde, davanın yasal dayanağını somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 41,55 ve 6762 sayılı TTK'nın 321. maddeleri oluşturmaktadır. Davalı bankanın davacılara karşı olan sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre davacılar ancak paranın off-shore bankasına gönderildiği tarihten itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini isteyebileceklerdir. Bu itibarla mahkemece, davacıların yatırdığı meblağlar ile davacılara ödenen meblağ gözetilerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktar belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeyip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

3-Ayrıca 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve harçlar ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuş olup, davalı bankanın da Fon'a devrolunan Y.AŞ’yi devralmış olması nedeniyle dava konusu alacak yönünden harçtan muaf olmasına rağmen mahkemece harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı I. Bank A.Ş. ve ihbar olunan TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı I. Bank A.Ş. ve ihbar olunan TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı I. Bank A.Ş. ve ihbar olunan TMSF yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalı tarafa verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 30/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.