Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet Savcısı, müştekiler ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Vekilleri aracılığı ile katılma isteminde bulunmasına rağmen, bu konuda herhangi bir karar verilmeyen şikayetçiler .... ve ....'nın, 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılma istemi hakkında karar verilmeyenler sıfatıyla hükmü temyiz hakkının bulunduğu, eşinin ve babasının ölmesi nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan şikayetçilerin 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmalarına karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığın olay sırasında aracı ölenin kullandığı yönündeki savunması karşısında; ölenin kızı ..... ve oğlu ......'nın ifadelerinde ölen babalarının hastanede yattığı sırada kendilerini aracı sanığın kullandığını söylediği şeklindeki beyanlarının ölenin ifadesinin alınmaması ve diğer kanıtlar karşısında soyut bir anlatımdan ibaret kaldığı, kaza tespit tutanağını düzenleyen tutanak tanıklarının dinlenmelerinin de diğer kanıtlar karşısında dosyaya yenilik getirmeyeceği mevcut delil durumuna göre olay sırasında aracı sanığın kullandığına dair mahkumiyeti gerektirir şüpheden uzak delil bulunmadığından tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılanlar vekilinin kusur durumuna, Cumhuriyet savcısının eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraata ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 30.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.