Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece, satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hükmü davalı ... temyiz etmiştir.
Mahkemece paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde satışın nasıl yapılacağının ve satış bedelinin ne şekilde dağıtılacağının karar yerinde gösterilmesi gerekir. Satış bedelinin, satışına karar verilen taşınmaz paylı mülkiyet hükümlerine konu ise paydaşların tapudaki payları oranında, elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi olması halinde mirasçılık belgesindeki payları oranında hem paylı, hem de elbirliği mülkiyet halinin bir arada bulunması halinde ise tapudaki ve mirasçılık belgesindeki paylar nazara alınarak dağıtılmasına karar verilmesi gerekir.
Olayımızda; mahkemece hüküm fıkrasının 1.paragrafında satış işlemlerine ilişkin olarak bilirkişi raporundaki oranlamaya atıf yapıldıktan sonra 4.paragrafta, bilirkişi raporundan farklı olarak “satış bedelinin taraflar arasındaki pay ve paydaşlık durum ve oranına göre bölüştürülmesine” denilmek suretiyle infazda duraksamaya yol açılması, HUMK.’nun 388/son maddesi hükmüne aykırı olmuştur. Öte yandan; incelenen tapu kaydına göre, paydaş İsmil Hakkı Çelik mirasçıları paylarını 31.03.2011 tarihinde davalı ...’e satmış olmalarına karşın, mahkemece atıf yapılan bilirkişi raporunda İsmail Hakkı Çelik mirasçılarına da satıştan pay verilmesi hatalı olmuştur.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.