...'ı kasten öldürmeye teşebbüsten, ...'ı kasten yaralamaktan ve konut dokunulmazlığını bozmaktan sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne, sanık ...'a TCK.nun 25/1 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve beraatine ilişkin (KARTAL) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25/01/2010 gün ve 275/14 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık ... müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

1-Mağdur-sanık ...'ın 1412 sayılı CMUK.nun 365 ve 5271 sayılı CMK.nun 237 ve 238 maddeleri uyarınca usulüne uygun şekilde kamu davasına müdahil olarak katılmadığı anlaşılmakla, mağdur sanık ... hakkında kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, sanık ... müdafiinin, mağdur sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin CMUK.nun 317 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.

2.A)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'ın mağdur ...'ı yaralama ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarının sübutunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış ise de; suç tarihi olan 05/11/2003 tarihi de dikkate alındığında, 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddesine göre belirlenen 7 yıl 6 ay olan genel dava zamanaşımı süresinin temyiz incelemesinden önce dolduğu anlaşıldığından, hükmün BOZULMASINA, ancak bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye istinaden, sanık ... hakkında mağdur ...'ı yaralama ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından açılan kamu davasının gerçekleşen ZAMANAŞIMI NEDENİYLE 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 ile 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
B)Sanık ... hakkında mağdur-müdahil ...'ı öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın mağdur ...'yı öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin eksik incelemeye, suç vasfına, ağır tahrik bulunduğuna vesaireye, müdahil Semra vekilinin suç vasfına, daha fazla ceza verilmesi gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA 28/09/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.