1-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, TCK'nın 158/1-f, son, 62 ve 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet

2-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, TCK'nın 204/1,62 ve 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü, sanık müdafisi ile O yer Cumhuriyet savcısı tarafından; resmi belgede sahtecilik suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü sanık müdafisi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, suç tarihi itibari ile “Birten Emprime Baskı ...” adlı şahıs şirketinin yetkilisi bulunduğu, söz konusu şirkete ait Finansbank A.Ş. İkitelli şubesinden almış olduğu çeki, 25/09/2006 keşide tarih 35.000 TL bedelli olacak şekilde düzenletip keşideci bölümünü tespit edilemeyen bir şahsa imzalatmak suretiyle yine hissesi bulunduğu “Boym Baskı Boyaları İmalat San. Ve Dış Tic.A.Ş.” adlı şirkete cirolayarak verdiği, son hamil şirket tarafından çekin Yapı Kredi Bankasından çekilen kredinin teminatı karşılığında ciro edilerek verildiği, banka tarafından çekin takasa sunulduğunda çekin karşılığının olmadığı anlaşıldığından banka vekili tarafından şikayette bulunulduğu, bu surette sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda,

1-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde;
Sanığın üzerine atılı “resmi belgede sahtecilik” suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nevi itibariyle, TCK'nın 204/1, 66/1-e ve 67/4 maddelerine göre hesaplanan 12 yıllık dava zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 25/09/2006 ile inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,

2-Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde;
Sanığın suç tarihi itibari ile suça konu çekte hem keşideci şirket hem de 1. ve 2. ciranta şirketlerinde ortak olduğu sözlü olarak beyan edilmiş ise de, buna ilişkin ticaret sicil kayıtlarının getirtilmediği, ayrıca suça konu çekin ciranta şirketlere hangi ticari ilişki karşısında geçtiğinin ticari defter ve kayıtlardan araştırılmadığının anlaşılmış olması karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, öncelikle suça konu çekte 1. ve 2. ciranta olarak gözüken şirketlere ait ticaret sicil kayıtları getirtilerek sanığın söz konusu şirketlerde herhangi bir hisse, ortaklık veyahut yetkisi bulunup bulunmadığının araştırılması, şayet sanığın müşteki bankadan kredi çeken “Boymaş Tekstil Boyar Maddeleri İml.Ltd.Şti” ile arasındaki bağın tespit edilmesi halinde, çekilen krediye teminat olarak suça konu çeki veren tanık Mehmet Göklen Günay hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından suç duyurusunda bulunularak kamu davası açılması halinde dosyaların birleştirilmesinin sağlanması, akabinde keşideci Birten Empirme Baskı Firmasından suça konu çekin 1. ve 2. ciranta firmalara nasıl geçtiğinin firma kayıtlarından araştırılması, daha sonra suça konu çekin sanığın da ortağı olduğu iddia edilen 2. ciranta şirketi tarafından Yapı Kredi Bankasından çekilen krediye teminat olarak verildiği iddia edildiğinden müşteki Yapı Kredi Bankası A.Ş.'den sorulmak suretiyle, önceden doğan borç için sonradan yapılan hileli hareketlerin dolandırıcılık suçuna vücut vermeyeceği nazara alınarak, suça konu çekin kredinin kullanımı sırasında mı yoksa kredi kullandırıldıktan sonra mı verildiği, çekin banka kayıtlarına hangi tarihte geçtiğinin tespit edilmesi eğer kredi kullanımı sonrasında sahte çekin ibrazı söz konusu ise, önceden doğan borç ilişkisinin varlığının kabulü ile dolandırıcılık suçunun oluşmayacağının gözetilmesi, yine bankadan söz konusu kredi borcunu karşılayan başkaca kefalet, ipotek, teminat vs. verilip verilmediğinin ve verilmiş ise bu teminatların kredi borcunu karşılayıp karşılamadığının sorulması, ayrıca sanığın suç kastının tespiti bakımından katılan banka tarafından suça konu çeke istinaden başlatılan İstanbul 7.İcra Müd.’nün 2006/17878 sayılı dosyasının getirtilerek borca ve imzaya herhangi bir itiraz olup olmadığı, takibin kesinleşme durumu ile borcun ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi, sübutu halinde sanığın eyleminin TCK'nın 158/1-j maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunun oluştuğu gözetilip, toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun taktir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisi ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.