İtirazname No: 2015/74190
KARARI VEREN

YARGITAY DAİRESİ: 8. Ceza Dairesi

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesi uyarınca beraatine ilişkin Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesince verilen 17.05.2011 tarihli ve 105-154 sayılı hükmün, katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 09.07.2014 tarih ve 11890-9328 sayı ile;
"Oluşa ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde 15 yaşını tamamlamış olan ve cinsel ilişkiye girmek için sanığın evine giden mağdurenin, sanığın eyleminden sonra aynı gün içinde kendi evine dönmesi karşısında, mağdurenin evini terk etmeye yönelik iradesi ve eylemi bulunmadığı, TCK'nın 234/3. maddesinde düzenlenen suç oluşmayacağından, tebliğnamede bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Aralarında menfaat çatışması bulunan mağdure ile sanığın ayrı ayrı müdafiler tarafından temsil edilmeleri gerekirken, soruşturma evresinde mağdurenin yaşı nedeniyle zorunlu vekili olarak görevlendirilen avukatın, kovuşturma evresinde sanık müdafii olarak duruşmaya kabulüne karar verilmesi suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38 ve 5271 sayılı CMK'nın 152. maddelerine aykırı davranılması,

Sanık hakkında beraat hükümleri kurulurken CMK'nın 230/2. maddesine aykırı olarak, aynı Kanun'un 223/2. maddesinde belirtilen hallerden hangisine dayanıldığının gösterilmemesi,
" isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Yerel Mahkemece aynı suçtan sanığın CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, bu hükmün de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 16.06.2021 tarih ve 6508-16175 sayı ile; "Oluşa, tüm dosya kapsamına, mağdurenin aşamalarda çelişmeyen istikrarlı beyanlarına göre, sanığın olay günü mağdureyi telefon ile arayarak kendisi ile görüşmek istediği, mağdurenin kabul etmemesi üzerine ise arkadaşı olan ... ile görüntülerinin bulunduğu CD'yi ailesi, arkadaşları ve internet ortamında yaymakla tehdit ederek farklı tarihlerde iki kez evine götürdüğü, burada mağdureyle cinsel ilişkiye girdiği, sanığın savcılık aşamasında alınan ve mahkemede de sanık tarafından doğrulanan savunmasında mağdureyle arkadaş olmak ve onu zorlamak amacıyla görüntülerin elinde olduğunu söylediğinin anlaşıldığı olayda, sanığın tehdit ile mağdureyi evine götürmek suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu zincirleme şekilde işlediğinin anlaşılması karşısında, TCK'nın 109/2,3-f, 5,43. maddeleri gereğince cezalandırılması yerine yazılı şekilde beraat hükmü kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

II. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 24.07.2021 tarih ve 74190 sayı ile; "İddianameye konu olay öncesinde katılanın, sanığın arkadaşı olan ... ile cinsel ilişkide bulunmasından 4 ay sonra yaklaşık 16 haftalık gebe olduğunun anlaşılması üzerine yapılan şikâyet ile sanık hakkındaki suçlamalara ilişkin olayın da ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Bu süreç sonunda elde edilen mevcut delillerin değerlendirilmesi sonucunda, 'sanığın savunmasının aksine cezalandırılmasına yeterli ve elverişli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden suç tarihi itibarıyla 15-18 yaş grubunda olan mağdurenin, sanığın üzerine atılı fiiller bakımından hukuken geçerli rızasının bulunduğu' gerekçesiyle verilen Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 16.12.2014 tarihli ve 2014/258 E. 2014/329 K. sayılı kararı dosya kapsamına uygun ve isabetlidir.
Öte yandan uygulamada, cinsel saldırı suçu ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun birlikte işlendiği hallerde, çeşitli nedenlerle farklı ilk derece mahkemelerinde açılmış olan bağlantılı kamu davalarının birleştirilerek sonuçlandırılması gerektiğinin gözetilmemesi, ilişkili olan bu suçlar açısından mağdurun rızasının bulunup bulunmadığı konusunda yapılan değerlendirmelerde olayın bütünlüğünün gözden kaçırılmasına ve ayrı görülen davalarda farklı sonuçlara ulaşılmasına yol açabilmektedir (Veli Kafes, Yargı Uygulaması Açısından Cinsel Saldırı Suçu (TCK m.102), II. Türkiye-Slovenya Uluslararası Hukuk Sempozyumu, Cinsel Suçlar ve Evlilik Hukuku, Prof. Dr. Yener Ünver (Ed), Mayıs 2014, s. 77).
Dosya kapsamında Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 09.07.2014 tarihli ve 2012/11890 E. - 2014/9328 K. sayılı bozma ilamı sonrasında verilen Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 16.12.2014 tarihli ve 2014/258 E. 2014/329 K. sayılı kararının katılan vekilinin temyiz talebi üzerine temyiz incelemesinin bağlantılı suçlar bakımından yine Yargıtay 14. Ceza Dairesinde yapılması gerekirken, dairelerin iş bölümünün değişmesi nedeniyle temyiz incelemesi Yargıtay 8. Ceza Dairesinde sonuçlandırılmıştır. Böylece sanığın üzerine atılı suçlamalar bakımından olay tarihi itibarıyla 15-18 yaş grubunda olan mağdurenin hukuken geçerli rızasının bulunup bulunmadığı konusunda yapılan değerlendirmelerde bağlantılı suçlar açısından farklı sonuçlara ulaşılmıştır.
Bu nedenlerle, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 'sanığın TCK'nın 109/2,3-f, 5 ve 43. maddeleri gereğince cezalandırılması yerine yazılı şekilde beraatine dair verilen hükmün bozulmasına' ilişkin kararının hukuka aykırı olduğu" düşüncesiyle itiraz yoluna başvurmuştur.
CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 8. Ceza Dairesince 07.10.2021 tarih ve 12977 sayı ile; itiraz nedeni yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

III. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU
İtirazın kapsamına göre inceleme sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkindir.

Katılanın annesi ile birlikte 16.03.2011 tarihinde Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ettiği,
Kolluk tarafından düzenlenen 17.03.2011 tarihli araştırma ve yakalama tutanağına göre; katılanın ismini ..... olarak bildiği şahıs tarafından tecavüze uğradığını belirtmesi üzerine yapılan araştırma sonucunda temin edilen... isimli şahsa katılanı tanıyıp tanımadığı sorulduğunda, tanıdığını, bu kişinin ... isimli şahsın arkadaşı olduğunu, kendisinin de katılan ile bağ evinde tanıştığını, o sırada yanlarında ... ve ...isimli şahıslar ile katılanın teyzesinin kızı olarak bildiği ... isimli şahsın bulunduğunu, konuştukları esnada katılanın kendisine bakire olmadığını söylediğini, o gün ayrıldıklarını ancak birbirlerinin telefonlarını aldıkları için daha sonra birkaç defa mesajlaştıklarını, tanıştıktan yaklaşık bir ay kadar sonra katılanın kendisini arayarak buluşmak istediğini, katılanı şirketleri adına kayıtlı olan 50 DE *** plaka sayılı araçla Anadolu Lisesinin önünden aldığını, katılana ne yapmak istediğini sorduğunda; "Kafana göre takıl" demesi üzerine şehir dışına çıktıklarını ve aracını park ederek arka koltuğa geçip katılanın rızası doğrultusunda cinsel ilişkiye girdiklerini, katılanın kendisinden önce de erkek arkadaşı olan ...isimli şahıs ile ilişkiye girdiğini, bunu kendisine ...isimli şahsın söylediğini hatta daha sonra katılanın da ...isimli şahıs ile ilişkiye girdiğini kendisine anlattığını beyan ettiği,
Kolluk tarafından düzenlenen 17.03.2011 tarihli mülakat tutanağına göre; ... isimli şahsın yakalanması üzerine alınan ifadesinde, katılanın kendisine bakire olmadığını ve daha önce de başka şahıslarla ilişkiye girdiğini beyan ettiğini söylemesi üzerine katılan ile yapılan görüşmede, erkek arkadaşı olan soyadını bilmediği ...isimli şahısla ilk olarak 2010 yılının Mart veya Nisan aylarında, ikinci olarak ise 2010 yılının Ekim ayında, bu şahsa ait olduğunu bildiği bağ evinde anal yoldan ilişkiye girdiğini, yine nasıl ve nerede tanıştığını hatırlamadığı, ismini ...olarak bildiği şahsın kendisini 2010 yılı Eylül ayı içinde 0 541 *** 31 72 numaralı telefondan arayarak görüşmek istediğini beyan ettiğini, ardından Merkez Anadolu Lisesi önüne çalışmış olduğu iş yerine ait markasını ve plakasını hatırlamadığı gri renkli bir minibüs ile gelerek kendisini aldığını ve Çat yolunda tam olarak hatırlamadığı bir mevkide kendisi ile anal yoldan ilişkiye girdiğini, daha sonra bu kişinin kendisini evinin yakınına bıraktığını, yine 2010 yılı sonlarında 0 543 *** 94 81 numaralı cep telefonundan tanımadığı bir şahıs tarafından arandığını, bu kişinin isminin ... olduğunu söyleyip elinde ...isimli şahısla sevişme videosunun olduğunu beyanla tehdit ettiğini, kendisi ile arkadaş olmasını istediğini aksi halde sonucuna katlanacağını söylediğini, ardından birkaç gün içinde 50 AZ *** veya 50 AZ *** plaka sayılı kırmızı renkli Şahin marka oto ile kendisini alarak Nevşehir Lisesi yakınında BİM isimli marketin bulunduğu sokakta yer alan taş bir binanın birinci katına götürdüğünü, kendisi ile ilişkiye girdiği takdirde elinde bulunan CD'leri kıracağını beyan ettiğini, bunun üzerine bu şahısla aynı ikamette ayrı zamanlarda iki defa anal yoldan ilişkiye girdiğini, ilişki sonrası ... isimli şahsın üzerinde Dilek yazısı bulunan iki CD'yi kırarak attığını, ... isimli şahsın ela gözlü, esmer ve uzun boylu olduğunu, doğal gaz işi ile uğraştığını, bu kişinin ...isimli şahsın arkadaşı olduğunu beyan ettiği,
Kolluk tarafından düzenlenen ve sanık ile tanık ... tarafından da imzalanan 18.03.2011 tarihli müşterek yakalama tutanağına göre; katılanın beyanında daha önceden sanık ve tanık ... ...ile ilişkiye girdiğini beyan etmesi üzerine tanık ... ...'nin yakalandıktan sonra kolluk görevlilerine, kiralamış olduğu araç içinde farklı tarihlerde katılan ile rızası doğrultusunda iki kez anal yoldan ilişkiye girdiğini, daha sonra bahse konu katılan ile ilişkisini bitirdiğini, ancak katılanın bir ara kendisine mesaj atarak; "Bizim CD'miz varmış bunu ne yapacağız?" dediğini, kendisinin de "Kimde varsa o ne derse onu yapacaksın." diyerek mesaj attığını, bir daha da görüşmediğini, arkadaşı olan sanığın bir ara kendisine; "Bildiğin kız numarası var mı?" diye sorduğunu, kendisinin de bu arkadaşına içinde katılanın da bulunduğu 3-4 kızın numarası verdiğini anlattığı, yakalanan sanığın ise, katılanı tanıdığını, bu kişinin telefonunu tanık ... ...'den aldığını, katılanı arayarak arkadaşlık teklif ettiğini, kabul etmemesi nedeniyle katılana; "Herkeste CD'n dolaşıyor, herkes ile geziyorsun." demesi üzerine katılanın; "Tamam." dediğini, bir kere buluşup katılan ile rızası doğrultusunda anal yoldan cinsel ilişkiye girdiğini, ancak kendisinde herhangi bir CD bulunmadığını, katılan ile tanışabilmek için; "CD var." dediğini beyan ettiği,
Kolluk tarafından düzenlenen 18.03.2011 tarihli telefon inceleme tutanağına göre; sanığın kullandığı 0 543 *** 94 81 numaralı hattın takılı olduğu 3516740172****-4-14 IMEI numaralı telefon incelendiğinde olayla ilgili bir mesaja ve katılana ait görüntü ve video kaydına rastlanılmadığı, telefonun rehber bölümünde yapılan incelemede katılana ait 0 551 *** 18 85 numaralı telefonun "DİLAVER" şeklinde kayıtlı olduğu,
Kolluk tarafından düzenlenen 18.03.2011 tarihli ev arama tutanağına göre; sanığın Yeni Mahalle, Sahil Sokak, .... sayılı yerde bulunan ikametinde yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı,
Kolluk tarafından düzenlenen 18.03.2011 tarihli telefon inceleme tutanağına göre; tanık ... ...'nin 35538404920**** IMEI numaralı olup 0 541 *** 31 72 numaralı hattın takılı olduğu telefonun mesaj bölümü incelendiğinde olayla ilgili bir mesaja ve katılana ait görüntü ve video kaydına raslanılmadığı,
Dr. İ. Şevki Atasagun Devlet Hastanesinde görevli psikiyatri uzmanı tarafından düzenlenen 18.03.2011 tarihli rapora göre; yapılan psikiyatrik muayene sonucunda katılanda söz konusu olay nedeniyle travma sonrası stres bozukluğu tespit edildiği,
Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca 22.03.2011 tarih ve 1303-48 sayı ile: çocuğun cinsel istismarı, şantaj ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları bakımından sanığın evrakının ... ve ...isimli şahıslar ile tanık ... ...'nin evrakından ayrılıp 2011/1423 soruşturma sırasına kaydedildiği,
Anlaşılmıştır.
Katılan Savcılıkta 16.03.2011 tarihinde; Nevşehir Merkez Anadolu Lisesinde 2. sınıfta okuduğunu, okul çıkışı sokak üzerinde evine doğru yürüdüğü sırada yanında bir araç durduğunu, aracın arkasında oturan şahsın kapıyı açıp kendisini kolundan tutarak zorla aracın içine çektiğini, başını kollarının arasına alan kişinin atkı ya da şapka gibi bir şey ile yüzünü kapattığını, daha sonra önde bulunan şahsın aracı çalıştırdığını, kendisini bilmediği bir yere götürdüklerini, bu yolculuğun yaklaşık 10-15 dakika sürdüğünü, daha sonra aracın durduğunu, önde oturan şahsın kapıyı açıp dışarı çıktığını duyduğunu, arka koltukta bulunan şahsın ise kendisini arka koltuğa sırt üstü yatırdığını, bu kişinin bir eli ile sürekli yüzünü tuttuğunu, diğer eli ile eteğini sıyırdığını, daha sonra fermuarını indirdiğini duyduğunu, ardından cinsel organını kendi cinsel organına soktuğunu, yaklaşık 10-15 dakika kendisi ile zorla cinsel ilişkiye girdiğini, daha sonra aracın ön tarafının kapısının açıldığını, bir şahsın araca bindiğini ve aracın hareket ettiğini, olay yerinden ayrıldıktan 10-15 dakika sonra kendisini zorla aracın içine almış oldukları yere itekleyerek bıraktılarını, yüzükoyun yere düştüğü için ellerinde sıyrıklar oluştuğunu, söz konusu şahsın kendisini araçtan itmeden önce; "Bu olayı ailene söylersen, şikâyettte bulunurlarsa ailen için kötü olur." dediğini, korktuğu için bu durumu ailesine söyleyemediğini, uzun bir süre adet olmayınca annesi ile birlikte hastaneye gittiğini, hastanede 16 haftalık gebe olduğunu öğrendiğini, bunun üzerine annesi ile birlikte şikâyette bulunmak amacıyla savcılığa geldiğini, söz konusu olayın yaklaşık 3-4 ay kadar önce olduğunu, tarihini tam olarak hatırlayamadığını, kendisini kaçıran şahısların yüzlerini hiç görmediğini, kendisine zorla tecavüz eden şahıstan şikâyetçi olduğunu, Savcılıkta 17.03.2011 tarihinde; 2010 Yılı Kurban Bayramından sonra tam tarihini hatırlamadığı bir günde ... isimli şahıs ile ...isimli şahsın bağ evinde tanıştıklarını, tanışmalarından yaklaşık 3 hafta sonra ... isimli şahsın kendisi ile görüşmek istediğini söylediğini, ardından okulunun önüne geldiğini, kendisini evine bırakmak istediğini, otobüs ile gidebileceğini söylemesine rağmen bu konuda ısrar ettiğini, bunun üzerine arabanın ön tarafına oturduğunu ancak ... isimli şahsın kendisini ıssız bir yere götürdüğünü, orada direnmesine karşın aracın içinde kendisi ile zorla cinsel ilişkiye girdiğini, bu durumu ailesine anlatacağını söylemesi üzerine ise tehdit içerikli sözler söylediğini, ardından kendisini evinin yakınına bıraktığını, ailesine bir şey anlatamadığını, adetinin gecikmesi nedeniyle hastaneye gidince hamile olduğunun söylenmesi üzerine paniklediği için farklı bir şekilde anlattığını, kendisine tecavüz eden ... isimli şahıstan şikâyetçi olduğunu,
Savcılıkta 18.03.2011 tarihinde; ...isimli şahıs ile 2010 yılı Haziran ayı içerisinde, onun ailesine ait olduğunu bildiği bağ evinde anal yoldan ilişkiye girdiğini, daha sonra uzun süre ...isimli şahıs ile görüşmediğini, 2010 yılı Ağustos ayı içinde ... isimli şahsın erkek arkadaşı olan Yasin isimli şahsın yanında gelmesi üzerine tanık ... ...ile tanıştığını, 2010 yılı Ekim ayı içinde tanık ... ...ile rızası doğrultusunda anal yoldan ilişkiye girdiklerini, bu olaydan iki hafta sonra Ekim ayı içerisinde ...isimli şahsın kendisi ile tekrar arkadaş olmak istemesi üzerine arkadaşlıklarının başladığını, Kasım ayı başında ...isimli şahıs ile rızası doğrultusunda anal yoldan ilişkiye girdiğini, bir süre sonra ...isimli şahıs ile ayrıldıklarını, akabinde ... isimli şahıs ile ilişkilerinin başladığını, daha sonra sanığın kendisine mesaj atmaya başladığını, tanışmak istediğini söylediğini, kendisine; "...ile olan ilişkinizin kamera görüntüsü bende var görüşelim." diyerek tehdit ettiğini, bu durumu tanık ... ...'ye sorduğunda böyle bir videonun olamayacağından bahsettiğini, telefon açtığında sanığa böyle bir videonun olmadığını söylediğini, sanığın ise; "İnternete koyunca görürsün." dediğini, sanığa; "Bunu yapma, ne istiyorsan konuşalım." demesi üzerine sanığın; "Benimle ilişkiye girersen senin CD'ni ortadan kaldırırım." dediğini, görüştüklerinde bu arkadaşlığı kesinlikle istemediğini söylese de kendisi ile bir defa ilişkiye girerse CD'leri sileceğini belirttiğini, etrafa rezil olacağını düşünüp bu işin nasıl olacağını konuştuklarını, kendisini alıp arkadaşının evine götüreceğini söylediğini, Nevşehir Lisesi civarında bir apartmana birlikte girdiklerini, apartman dairesinin girişte olduğunu, yerini tarif edebileceğini, sanıktan görüntüyü göstermesini istediğini, arabada olduğunu ve getirmeyeceğini söylediğini, bir süre sonra yanına gelmesini istediğini, gitmeyince sanığın kendisine bağırdığını, görüntülerini okula göndereceği şeklinde tehdit ettiğini, daha sonra eteğini kaldırdığını, istemediğini söylediğini, dizlerinin üzerine durmasını istediğini, kabul etmeyip bağırdığını, sanığın da görüntüleri ailesine de göndereceğini, okula gönderip kendisini rezil edeceğini söylediğini, bunun üzerine dizlerinin üzerine çöktüğünü, iç çamaşırlarını aşağıya indirdiğini ve bu şekilde sanığın anal yoldan kendisi ile ilişkiye girdiğini, daha sonra giyinip sanığa; "Derhal CD'leri yok edeceksin, benim numaramı da sileceksin." dediğini ardından birlikte sanığın arabasının yanına gittiklerini, sanığın arabadan iki adet CD çıkartıp kırdığını, bu olayın ... isimli şahıs ile ilişkiye girdikten sonra 2010 yılı Aralık ayı sonuna doğru olduğunu, daha sonra ... isimli bir şahsın kendisini aradığını; "...ile olan CD'lerin bende." dediğini, yine aynı şekilde kendisi ile arkadaş olmasını istediğini, kabul etmediğini, daha sonra sanığı arayıp bu durumu sorduğunu, sanığın kendisine bir adet yedekleme yaptığını kendisi ile ilişkiye girerse onu da kıracağını belirttiğini, yine aynı şekilde sanığın kendisini tehdit ettiğini, bunun üzerine aynı eve gidip yine aynı şekilde sanıkla anal yoldan ilişkiye girdiğini, kendisi ile ilişkiye giren bu dört kişiden şikâyetçi olduğunu,
Mahkemede 17.05.2011 tarihinde; sanığın ilk olarak kendisine mesaj gönderip elinde tanık ... ...ile olan görüntülerinin bulunduğunu söyleyerek kendisi ile ilişkiye girmek istediğini, bu teklifi reddettiğini, bunun üzerine ilişkiye girmemesi hâlinde bu CD'leri yayınlayacağını söyleyip kendisini tehdit ettiğini, ailesinin duymaması için sanık ile cinsel ilişkiye girmeyi kabul ettiğini, sanık ile anal yoldan ilişkiye girdiğini, ilk ilişkiden sonra üzerinde isminin yazıldığı CD'leri sanığın kırdığını, bir süre sonra bu CD'lerin kopyaları olduğunu söyleyerek tekrar ilişkiye girmesi hususunda kendisini tehdit ettiğini, kendisinin de bunu kabul edip yine aynı şekilde sanıkla cinsel ilişkiye girdiğini, daha sonra ... ismindeki şahsın kendisine mesaj göndererek sanığın elindeki CD'lerin kendisine geçtiğini, kendisi ile arkadaş olmadığı takdirde bu görüntüleri internette yayınlayacağını söyleyerek tehdit ettiğini, bu kişi ile sadece telefonda görüştüğünü, daha sonra sanığın kendisini aradığını, görüntülerin kendisinde olduğunu söylediğini, sanığın sürekli kendisi ile buluşmak istediğini, sanığı geçiştirdiğini, bu iki olay dışında sanıkla başka bir ilişkisi olmadığını, ilk buluşmalarında kendisini okulun arka tarafından aldığını, okula yakın olan bir yerde arkadaşının olduğunu söylediği evde buluştuklarını, sonradan öğrendiği kadarı ile bu evin sanığa ait olduğunu, ikinci buluşmada aynı yerde gerçekleştiğini, tanık ... ...ile görüştüğünde böyle bir videonun olmadığını söylediğini ancak sanığın sürekli olarak kendisinde görüntülerinin olduğundan, bunu ailesine göndereceğinden ve internete koyacağından bahisle tehdit ettiğini, olay nedeni ile sanıktan şikâyetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini,
Soruşturma evresinde şüpheli olarak ifadesi alınan tanık ... ...18.03.2011 tarihinde kollukta, Savcılıkta ve Sulh Ceza sorgusunda benzer şekilde; katılan ile 2010 yılının Eylül ya da Ekim aylarında Yasin isimli şahıs aracılığıyla tanıştığını, birkaç kez telefonla daha sonrada yüz yüze görüştüklerini, aralarında yakınlaşma olduğunu, katılan ile tanıştıktan 3-4 gün sonra kiralamış olduğu araç içinde katılanın rızası doğrultusunda anal yoldan ilişkiye girdiğini, bu ilişkiden 3-4 gün sonra yine telefon ile mesajlaşarak hatırladığı kadarı ile Ekim ayının ikinci haftası Cuma günü yine öğle tatilinde buluştuklarını, Ekim ayının 14-15'i olabileceğini, yine kiralamış olduğu araç içinde katılanın rızası doğrulusunda anal yoldan ilişkiye girdiklerini, bir ara katılanın kendisine mesaj çekerek; "İkimizin, birilerinde cinsel içerikli görüntüleri olan CD varmış." dediğini, katılana bundan haberinin olmadığını söylediğini, bir süre sonra da cezaevine girdiğini, bir başkasında katılan ile cinsel içerikli görüntüleri yer alan CD'nin bulunduğundan haberi olmadığını, kendisinde de böyle bir CD bulunmadığını, Mahkemede 17.05.2011 tarihinde; katılanın telefonunu sanığa kendisinin verdiğini, katılanın sanık ile ilişkiye girip girmediğini bilmediğini, ayrıca katılanın kendisine sanıkta her ikisinin ilişki görüntülerini içeren CD bulunduğunu da söylemediğini,
İfade etmişlerdir.
Sanık kollukta; katılanı tanık ... ...aracılığıyla tanıdığını, tanık ... ...'nin de katılan ile birlikte olduğunu düşündüğünü, katılan ile tanıştıktan 1 hafta kadar sonra yani 2010 yılının 10 veya 11. ayında kendisi ile mesajlaşmaya başladığını, buluşmak, görüşmek istediğini ancak katılanın bu teklifini reddettiğini, bu nedenle katılana; "Senin ortalıkta videoların geziyor, benimle neden tanışmıyorsun." şeklinde mesaj gönderdiğini, bunun üzerine katılanın kendisi ile tanışmayı kabul ettiğini, bu olaydan bir gün sonra Nevşehir üzüm pazarından katılanı kendisine ait olan 50 AZ *** plaka sayılı aracı ile aldığını, biraz şehirde dolaştıktan daha sonra okula gideceğini söylemesi üzerine onu okuluna bıraktığını, bu tarihten bir hafta sonra katılanın Nevşehir Lisesinin yanında bulunan evine geldiğini, daha öncesinden mesajlaşıp buluşmaya karar verdiklerini, katılan geldiğinde evde kimse olmadığını, katılanı evine çağırdığında kendisine; "Benim elimde ...ile ilişkinizin olduğuna dair kamera görüntünüz var." şeklinde bir şey söylemediğini, tehdit etmediğini, video görüntülerini internete koyacağını da söylemediğini, katılanın evine kendi rızası ile geldiğini, evde bir süre oturduktan sonra katılanın rızası ile sevişmeye başladıklarını, daha sonra katılan ile anal yoldan ilişkiye girdiğini, ardından katılanın evden ayrılıp okula gittiğini, katılanın ifadesinde belirttiği üzere cinsel ilişkiden sonra arabasının yanına gidip herhangi bir CD kırmadığını, iddia edilen CD'leri yedeklemediğini, ... isimli bir şahsı tanımadığını, katılan ile ikinci bir cinsel ilişkiye girmediğini, bu olaydan sonra bir daha katılan ile ne yüz yüze ne de telefonla görüşmediğini, katılan ile ilgili elinde görüntü, video, CD gibi şey olmadığını; "Ortalıkta videon geziyor." sözünü kendisi ile tanışmak için uydurduğunu, katılanın kendisine; "Benim kimde CD'm var, kimde nerede gördün?" dediğini, kendisinin de böyle bir şey olmadığı için bir şey söylemek istemediğini,
Savcılıkta 18.03.2011 tarihinde; katılanın tanık ... ...ile daha önceden arkadaşlık yaptığını, bu sebeple kendisini tanıdığını, tanık ... ...ile katılan arasındaki ilişkinin cinsel boyutunu da tahmin ettiğini, bu kişiler ayrılınca tanık ... ...'den katılanın numarasını istediğini, daha sonra katılan ile tanışmadığı halde ona mesaj çektiğini, kendisini tanıtıp tanışmak istediğini söylediğini, ilk önce; "Niye rahatsız ediyorsun?" diyerek katılanın tepki gösterdiğini, numarasını tanık ... ...'den aldığını söylediğini, daha sonra kendisi bu şekilde tepki verince; "Senin CD'lerin ortada geziyor, benimle arkadaş ol." dediğini, onun da bunun üzerine kendisi ile arkadaş olduğunu, normal bir süre arkadaşlıklarını devam ettiğini, arkadaşlıkları ilerleyince katılan ile kendi kaldığı evde rızasıyla anal yoldan ilişkiye girdiklerini, söz konusu bu ilişkinin tam olarak hatırlamadığı bir zamanda meydana geldiğini, ancak okulların açık olduğunu, katılanın bir öğle tatilinde evine geldiğini ve rızasıyla bu şekilde ilişkiye girdiklerini, söz konusu CD'lerin ve görüntülerin var olduğunu kendisiyle arkadaş olmak istemesi nedeniyle söylediğini, katılanın ilk başta kendisini terslediğini, onu zorlamak amacıyla bu şekilde söylediğini, onun rızası ile bu ilişkinin gerçekleştiğini,
Mahkemede 17.05.2011 tarihinde; savcılık savunmasını aynen tekrar ettiğini, katılan ile rızası doğrultusunda ilişkiye girdiğini, kesinlikle onu tehdit etmediğini, onun önünde de herhangi bir CD kırmadığını,
Mahkemede 16.12.2014 tarihinde ise; katılanın birden fazla kişi ile görüştüğünü daha sonra öğrendiğini, ailesinden korktuğu için şikâyetçi olduğunu düşündüğünü, kendisini zorlamadığını, tehdit etmediği gibi şantaj da yapmadığını, her şeyin katılanın rızası dahilinde olduğunu, tam tarihini hatırlamamakla birlikte 2010 yılının 9-10. ayında cinsel ilişkiye girdiğini söyleyebileceğini savunmuştur.

TCK’nın "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" başlıklı 109. maddesi şöyledir;
"(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Bu suçun;
a) Silahla,
b) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Üstsoy, altsoy veya eşe karşı,
f) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
İşlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat arttırılır.
(4) Bu suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması halinde, ayrıca bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(5) Suçun cinsel amaçla işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarı oranında artırılır.
(6) Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır."
14.07.2021 tarihli ve 31541 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle anılan maddenin 3. fıkrasının (e) bendine "eşe" ibaresinden sonra gelmek üzere "ya da boşandığı eşe" ibaresi eklenmiştir.
Maddenin birinci fıkrasında; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun temel şekli düzenlenmiş, ikinci fıkrasında; suçun cebir, tehdit veya hile ile işlenmesi, üçüncü fıkrasında ise; altı bent hâlinde, suçun silahla, birden fazla kişi ile birlikte, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle, üstsoy, altsoy veya eşe ya da boşandığı eşe karşı, çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, beşinci fıkrasında; cinsel amaçla işlenmesi nitelikli hâller olarak yaptırıma bağlanmış, dördüncü fıkrasında; suçun ekonomik bakımdan önemli bir kayba uğraması olarak ifade edilen netice sebebiyle ağırlaşmış hâline, altıncı fıkrasında ise; suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun sonucu itibarıyla ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi hâlinde, ayrıca bu suça ilişkin hükümlerin de uygulanacağı belirtilmiştir.
Suçla korunan hukuki değer, bireylerin irade, hareket ve seyahat özgürlüğüdür. Bu husus madde gerekçesinde; "Bu suç ile korunan hukuki değer, kişilerin kendi arzusu ve iradesi çerçevesinde hareket edebilme hürriyeti.." olarak zikredilmiştir.
Suçun temel şeklinin tipik eylemi, bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakmaktır. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, serbest hareketli bir suç olduğundan, fiil, failin doğrudan doğruya veya dolaylı hareketleriyle ve çeşitli araçlar kullanılarak gerçekleştirilebilir. Netice ise mağdurun hareket etme ya da yer değiştirme özgürlüğünün kaldırılmış olmasıdır. Fiilin herkesin girebileceği bir yerde, özel, kapalı veya açık alanda gerçekleştirilmesinin yahut uzun veya kısa süreli olmasının bir önemi bulunmamaktadır. Suçun oluşması için mutlaka mağdurun bir yere kapatılmış olması gerekmeyip aleni bir yerde tutma veya böyle bir yere götürme hâlinde dahi diğer unsurlar da var ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşacaktır.
Özgürlükten yoksun bırakma kavramı, anlık olmayan bir süreyi zorunlu olarak içerdiğinden, suçun tamamlanması için fiil ile sonucun hukuken kabul edilebilecek bir zaman müddetince sürmesi gerekmektedir. Sürenin çok kısa olup olmadığı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma niteliği taşıyıp taşımadığı, hareketin ağırlığı, önemi ve ciddiyeti ile birlikte hâkim tarafından değerlendirilip belirlenecektir.
Mütemadi/kesintisiz bir suç olması sebebiyle suçun tamamlanma ve bitme zamanları farklı olabilmektedir. Mağdurun hürriyetinin kısıtlanması ile suç tamamlanır, ancak kısıtlama devam ettikçe suç da işlenmeye devam eder. Mağdurun tekrar hürriyetine kavuştuğu an suçun sona erme zamanıdır. Suç tamamlandıktan sonra kısa sürede sona erdirilebileceği gibi günlerce de sürdürülebilir.
Suçun manevi unsuru; failin, mağduru şahsi özgürlüğünden yoksun bırakmaya yönelik hareketleri gerçekleştirmeyi bilmesi ve istemesi, yani genel kasttır. Kanun'un metni ve ruhundan anlaşılacağı üzere, suçun temel şeklinin oluşumu için saik (özel kast) aranmamıştır (Ceza Genel Kurulunun 29.06.2010 tarihli ve 110-161,23.01.2007 tarihli ve 275-9,03.12.2002 tarihli ve 288-419 sayılı ile bu güne kadar süreklilik arz eden çok sayıdaki kararları). Doktrin de (Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Çetin Özek-Sahir Erman, İstanbul 1994, s. 130; Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Ayhan Önder, 4. Bası, İstanbul 1994, s. 31; Teorik-Pratik Ceza Hukuku, Durmuş Tezcan-Mustafa Ruhan Erdem-Murat Önok, Ankara 2008, s. 363; Ceza Hukuku Özel Hükümler, ... Emin Artuk-Ahmet Gökcen, Ankara 2018, Adalet Yayınevi, 17. Baskı, s. 368) aynı görüştedir.

Uyuşmazlık konusu ile ilgisi nedeniyle anılan maddenin ikinci fıkrasında nitelikli hâl olarak sayılan tehdit kavramına değinilmesinde yarar bulunmaktadır.
Tehdit, Türk Dil Kurumu Büyük Türkçe Sözlüğü’ne göre, "gözdağı verme" anlamına gelmekte olup bir kimsenin bir zarara veya kötülüğe uğratılacağının bildirilmesidir. Bu bildirimin sözlü olması mümkün olduğu gibi başka yollarla ve bu bağlamda davranışlar yoluyla da yapılması mümkündür. Bu nedenle tehdit suçu, söz, yazı veya herhangi bir işaretle işlenebilecek bir suç olup önemli olan gerçekleştirileceği belirtilen haksızlığın mağdurun bilgisine ulaştırılmasıdır (M. Emin Artuk-A.Gökcen-M.Emin Alşahin-Kerim Çakır, Ceza Hukuku Özel Hükümler, Adalet Kitabevi, Ankara 2019,18. Bası, s. 405).
Tehdit, mağdurun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya objektif olarak elverişli olmalı, saldırının kişinin veya başkasının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına, belirli bir ağırlıkta olmak kaydıyla malvarlığına veya bunlar dışındaki sair bir kötülüğe yönelmelidir. Suçun oluşabilmesi için mağdurun iç huzurunun bozulup bozulmadığının veya mağdurun bundan korkup korkmadığının ayrıca araştırılmasına gerek yoktur. Önemli olan failin tehdidi oluşturan fiili korkutmak amacıyla yapmış olmasıdır (MAJNO, C.II, s.127; A.Pulat Gözübüyük, Mukayeseli Türk Ceza Kanunu, 5. Bası, C.II, s. 517 ve 873).
TCK'nın 109. maddesinin beşinci fıkrasında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cinsel amaçla işlenmesi de nitelikli hâl olarak yer almıştır. Bu nitelikli hâlin oluşması için kastın yanında failin "cinsel amaçla"/saikle hareket etmesi gerekmektedir. Bu husus madde gerekçesinde de; "Suçun cinsel amaçla işlenmesi, söz konusu suç açısından failin güttüğü amaç itibarıyla ayrı bir nitelikli unsur oluşturmaktadır." şeklinde açıklanmıştır.
TCK'nın 109/5. maddesindeki düzenlemede belirtilen cinsel amaçtan maksat, failin eylemi işlerken cinsel arzularını tatmin gayesi ile hareket etmesidir. Amaçlanan cinsel davranışın gerçekleşip gerçekleşmemesi önemli değildir. Bununla birlikte fail cinsel amacını gerçekleştirmiş ise ayrıca bu fiillerden de sorumlu tutulacaktır (Osman Yaşar - Hasan Tahsin Gökcan - Mustafa Artuç, Yorumlu Uygulamalı Türk Ceza Kanunu, 2. Bası, Ankara-2014, Cilt: 3, s. 3753 vd; Veli Özer Özbek - ... Nihat Kanbur - Koray Doğan - Pınar Bacaksız - İlker Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 8. Bası, Ankara, 2015, s. 417; Mahmut Koca - İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 2. Bası, Ankara, 2015, s. 403 vd.).
Failin iç dünyasını ilgilendiren cinsel amacın varlığı; olayın oluşum ve gelişimi, suçun işleniş şekli, olay sırasında failin söylediği sözler ve sergilediği davranışlar ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler değerlendirilerek belirlenmelidir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde
Sanığın, tanık ... ...ile girdiği cinsel ilişki görüntülerinin elinde bulunduğunu belirtip kendisi ile de cinsel ilişkiye girmediği takdirde bu CD'leri okuluna ve ailesine vereceği, ayrıca sosyal paylaşım sitelerinde de yayınlayacağı şeklinde tehdit ederek ilki 2010 yılı Aralık ayı içinde ikincisi ise bundan yaklaşık 1 ay sonra, cinsel ilişkiye girmek amacıyla katılanı evine götürdüğü iddia edilen olayda;
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunan delillere ve dosya kapsamına göre; olay tarihi itibarıyla on beş yaşını bitirip on sekiz yaşını doldurmamış olan katılanın bazı kişiler ile rızası doğrultusunda ilişkiye girdiğini belirtmesine karşın dosya kapsamına göre aralarında herhangi bir husumet tespit edilemeyen sanığa ilişkin olarak kolluk tarafından düzenlenen 17.03.2011 tarihli mülakat tutanağından itibaren tanık ... ...ile cinsel ilişki görüntülerinin elinde bulunduğu, kendisiyle cinsel ilişkiye girmemesi hâlinde bu görüntüleri yayınlayacağı tehdidi ile sanığın kendisini farklı tarihlerde cinsel ilişkiye girmek amacıyla evine götürdüğüne yönelik beyanda bulunması, yine kolluk tarafından düzenlenen ve tanık ... ...tarafından da imzalanan 18.03.2011 tarihli müşterek yakalama tutanağında arkadaşı olan sanığın hatırlamadığı bir tarihte kendisine; "Bildiğin kız numarası var mı?" diye sorduğunu, kendisinin de sanığa içinde katılanın da bulunduğu 3-4 kızın numarası verdiğini, katılanın bir ara kendisine mesaj atarak; "Bizim CD'miz varmış bunu ne yapacağız?" dediğini, kendisinin ise "Kimde varsa o ne derse onu yapacaksın." diyerek mesaj attığını ifade etmesi, katılanın iddialarına yönelik olarak sanığın aşamalarda benzer şekilde telefonla araması üzerine katılanın kendisini terslediğini, bu nedenle numarasını tanık ... ...'den aldığını belirtip; "Senin CD'lerin ortada geziyor, benimle arkadaş ol." dediğini, katılanı zorlamak amacıyla bu şekilde beyanda bulunduğunu ifade ederek katılanın iddialarını tevil yoluyla ikrar etmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde; katılanı tehdit yoluyla ve cinsel ilişkiye girmek amacıyla farklı tarihlerde evine götüren sanığa atılı çocuğa karşı, cinsel amaçla ve zincirleme şekilde işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibarıyla oluştuğuna dair özel Dairenin bozma kararındaki gerekçenin yerinde olduğunun kabulü gerekmiştir.
Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan altı Ceza Genel Kurulu Üyesi; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.

Açıklanan nedenlerle;

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,

2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2024 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.