SAYISI: 2018/1125 E., 2018/1408 K.
SUÇA SÜRÜKLENEN

ÇOCUK: ...

İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2017/119 Esas, 2018/88 sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında silahlı terör örgütlerine silah sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 315 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.06.2018 tarihli ve 2018/1125 Esas, 2018/1408 sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.06.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,

2. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna,

3. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına,

4. Mahkemenin suç vasfında hatalı değerlendirme yaptığına,

5. Suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

6. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuğun eyleminin silahlı terör örgütlerine silah sağlama suçunu oluşturduğunun kabulü ile suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

TCK'nın 315 inci maddesinde düzenlenen suç, örgüte yardımın özel bir şeklidir. Madde ile, devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçları işlemek amacıyla kurulan silahlı terör örgütlerinin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla, bunların amaçlarını bilerek; üretmek, satın almak ve ülkeye sokmak suretiyle silah, cephane veya nitelik ve nicelik yönünden önem arz eden benzeri maddelerin temin edilmesi, nakledilmesi ve depolanması bağımsız bir suç olarak düzenlenmiş ve suçla korunan hukuki yarar dikkate alınarak örgüte yardım suçuna göre daha ağır bir yaptırıma bağlanmıştır. Görüldüğü üzere suçun maddi unsuru failin, “üretmek, satın almak, ülkeye sokmak suretiyle silah temin etmek” veya “nakletmek” ya da “depolamak” şeklinde sayılan seçimlik hareketlerden birinin gerçekleştirmesidir. Suçun manevi unsuru ise, bu eylemlerin, örgütün amaçları bilinerek gerçekleştirilmesidir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2009 tarih ve 2008/9-78 Esas, 2009/39 sayılı kararı ve Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, bu suçun failinin örgüte üye olmayan kişilerden olması gerekmektedir. Silahlı terör örgütlerinin üyesi olan failin bu seçimlik hareketleri gerçekleştirmesi halinde ise, örgüt üyesi olmaktan TCK'nın 314/2, silah sağlama ve patlayıcı madde bulundurulması suçlarından ayrıca TCK'nın 314/3, 220/4 üncü maddeleri delaletiyle TCK'nın 174/1-2 ve 6136 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri uyarınca cezalandırılması gerekecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Oluş, iddia, suça sürüklenen çocuk savunması, tanık beyanı, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre;
12.11.2016 tarihinde Adana ilinde bulunan üç katlı metruk bir binada molotof yapıldığına dair ihbar alınması üzerine yapılan araştırma ve çalışmalar neticesinde ihbara konu binanın zemin katında siyah poşet içerisinde 14 adet Efes ibareli şişe, 1 adet tat nişasta ibareli tişört, binanın 1. Katında ABC ibareli içinde sıvı olan plastik kutu, 1 adet huni, 1 adet ibaresiz plastik kutu, siyah poşet içerisinde 9 adet Efes ibareli şişe, ağız kısımları fitilli ve içerisinde sıvı olan 30 adet Efes ibareli şişe, 2 adet file çuval içerisinde boş 99 adet Efes ibareli şişe, file içerisinde 98 adet Efes ibareli, 5 adet Tuborg ibareli ve 3 adet ibaresiz şişe ele geçirildiği, ele geçirilen malzemelerin muhafaza altına alındığı, Adana Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 16.11.2016 tarihli, KT-2016-4001 uzmanlık raporunda, olay yerinden ele geçen 1 adet huni ve 107 adet Efes ibareli şişenin 2 adeti yüzeyinden elde edilen parmak izlerinin suça sürüklenen çocuk ...'in sağ el orta ve sol el baş-orta parmak izleri ile karakteristik özellikler yönünden tam uyduğu ve aynı olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği nazara alındığında; öncelikle olay günü ihbar üzerine ele geçirilen malzemelerin PKK/KCK silahlı terör örgütü ya da bir başka silahlı terör örgütünün amacı doğrultusunda örgütsel eylemlerde kullanılmak amacıyla hazırlanıp hazırlanmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde araştırılıp, suça sürüklenen çocuğun PKK/KCK silahlı terör örgütü ya da herhangi bir silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olup olmadığı da belirlendikten sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun silahlı terör örgütüne üye olma ve tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçları ya da örgüt üyeliğine yönelik delil bulunmaması halinde silahlı terör örgütlerine silah sağlama veyahut hiç bir örgütsel amacının tespit edilmemesi halinde ise eyleminin sadece TCK'nın 174 üncü maddesinde düzenlenen Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçunu oluşturup oluşturmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
Bozmayı gerektirmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.06.2018 tarihli ve 2018/1125 Esas, 2018/1408 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.06.2024 tarihinde karar verildi.