Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Hükmedilen ceza miktarına göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca reddiyle duruşmasız yapılan değerlendirmede gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2015/247 Esas, 2016/41 Karar sayılı kararı ile; sanığın yengesi olan tanık Hazal ile mağdur ...'ın annesi olan katılan ...'ın aynı apartmanda karşılıklı dairelerde oturan komşu oldukları, olay tarihlerinde birbirleri ile çok iyi komşuluk ilişkilerinin bulunduğu, Hazal'ın kayınbiraderi olan sanık ...'ın zaman zaman Hazal'ın evinde kaldığı, olay günü katılan ...'ın sabah hastaneye gitmek için evden ayrıldığı, tanık Hazal'a evin anahtarını bırakarak çocukların uyuduğunu söyleyerek çocukları kontrol etmesini istediği, annesinin odasında yatan katılan ...'ın yatakta yatarken poposuna sert bir şeyin değdiğini hissederek uyandığı, uyandığında sanığın yatakta kendisinin yanına arka tarafına yattığını, kendisinin pijaması ve iç çamaşırı ile kendi iç çamaşırını çıkararak cinsel organını poposuna dokundurduğunu farkettiği, daha sonra sanığın yataktan kalkarak kendi üstünü giyinerek evden ayrıldığı, şeklinde kabul edilen olayda; sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103/1-1. cümlesi ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle suçun sübuta ermediğine ilişkindir.
Olayın intikal şekli ve süresi, olayın gerçekleştiği tarihe dair mağdure ve katılan beyanları arasındaki çelişki, sanığın savunması ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin sübuta ilişikin temyiz istemi yerinde görülmüş, onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2015/247 Esas, 2016/41 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2024 tarihinde karar verildi.