Zimmet ve irtikap suçlarından sanık ...’un yapılan yargılanması sonunda; eylemleri güveni kötüye kullanma ve görevde yetkiyi kötüye kullanma niteliğinde görülerek mahkümiyetine dair, Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.11.2008 gün ve 2004/84 Esas, 2008/157 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ve Yargıtay 11. Ceza Dairesinin görevsizlik kararı ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçundan verilen hükmün incelenmesinde;
Oluşa uygun olarak sanığın işlediği kabul edilen güveni kötüye kullanma suçuna 765 sayılı Yasanın 508. maddesinde öngörülen cezaların üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2 maddelerinde belirlenen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç ve inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5237 sayılı TCK.nun 7/2 maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8 maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Görevde yetkiyi kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın muhakkike verdiği 08.04.2004 günlü beyanına, 27.05.2004 tarihli yazılı savunmasına, müştekilerin 07.04.2004,08.04.2004 ve 06.05.2004 hazırlık anlatımlarına ve dosya kapsamına göre görevi kötüye kullanma fiilinin 2004 yılı Mayıs ayına kadar devam ettiği gözetilmeden suç tarihinin 2003 yılı Ekim, ... ve Aralık ayları olarak kabul edilmesi ve bunun sonucu olarak 647 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince hapis cezası paraya çevrilirken noksan ceza tayini,
Sanık ve müdafiin 05.11.2008 tarihli oturumundaki lehe olan hükümlerin uygulanması istemlerinin taksitlendirmeyi de içerdiği halde, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Sanığa verilen fer'i cezaya ilişkin olarak "memuriyetten yoksun kılma" yerine yasa metninde yer almayan "memuriyetten men"e karar verilmesi,
Hükümden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCY.nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer ... “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCY.nın 7/2. madde-fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.