İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanıklar hakkında verilen kararların hatalı olduğuna, 20.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda kazaya sebebiyet veren kablonun döşenmesinde elektrik mühendisi sanık ... 'in tali kusurlu olduğu tespit edildiği halde beraat kararı verilmesinin hukuken doğru olmadığına, istinaf mahkemesince alınan bilirkişi raporunda sanık ...'ın kusurlu olmadığı yönündeki kanaate ise katılmadıklarına, kaçak akım rölesinin olmamasında sorumluluğuna gidilebilecek kişilerin de tespit edilip cezalandırılmaları gerektiğine, raporda tali kusur verilen kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmadığına, sanıklar ... ve... hakkında verilen beraat kararlarının bozulması gerektiğine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri; Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince itibar edilen 20/03/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre ... İnşaat Şirketi elektrik mühendisi sanık ... ... (...)'in olayın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu belirtilmesine rağmen bilirkişi heyet raporunun bütünlüğünün bozulmak suretiyle sanık ... yönünden önceki raporlara itibar edildiği belirtilerek sanığın beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın sanık ... aleyhine bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;
... inşaat şirketi tarafından yapımı üstlenilen Ordu Üniversitesi Yerleşkesi 3.Etap alt yapı yapım işinin müteahhidinin temyiz dışı sanık ..., şantiye şefinin temyiz dışı sanık Alaaddin Yanık olduğu, 02/11/2012 tarihinde işe başlandığı, işe başlandıktan sonra 15/11/2012 tarihinde idareye verilen taahhütlü teknik personel listesinde sanık ...'in elektrik mühendisi,sanık ...'ın ise makina mühendisi olarak görevlendirildiği ve bu sanıkların sorumluluklarının işin başlangıcından bitimine kadar devam ettiklerine ilişkin 12/11/2012 tarihli noter onaylı taahhütnameyi imzalayarak idareye verdikleri, işin bitim tarihinin 06/12/2013 tarihi olmasına rağmen süresinde bitirilmediği, 18/07/2014 tarihinde idareye geçici kabul işleminin yapılması için dilekçe verildiği ancak idare tarafından oluşturulacak komisyon tarafından yapılan işin sözleşmeye ve şartnameye uygun bir şekilde tamamlanıp tamamlanmadığı hususunun incelenerek işin geçici kabulünün yapılmadığı,
08/08/2014 günü gece saat 21.30 sıralarında Ordu Üniversitesi Yerleşkesi su deposunun makine dairesinde bulunan makinelerin bulundukları yerden sökülerek dışarıya nakledildiği, 330 kg ağırlığındaki makinanın mağdurlar tarafından makine dairesinden halatla kaydırarak dışarıya çıkarıldığı sırada, makinanın gelişi güzel bir vaziyette elektrik panosuna bağlanmış ve usulsüz bir şekilde makine dairesi zeminine serilmiş olan elektrik kablolarının üzerine konulduğu, elektrik kablolarının içerisinde bulunduğu plastik borunun çatladığı, akımlı kablo muhafazasının zedelenmesi nedeniyle zeminde bulunan yaklaşık 10 cm yükseklikteki su biriktisine ve makineye akım geçmesi sonucu makineyi taşımakta olan ve ayakları su içerisinde olan ... ve ...nin vücutlarından elektrik akımı geçmesine bağlı solunum ve dolaşım yetmezliği sonucu öldükleri olayda, sanıklar ...... ve...'ın iş akitleri suç tarihinden önce feshedildiğinden olayda kusurlarının bulunmadığı anlaşılmış ve beraatlerine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmasına karar verilerek dosya içerisinde bulunan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla İTÜ' de görevli öğretim üyelerinden oluşturulan bilirkişi heyetinden 20/03/2019 tarihli raporun aldırıldığı, anılan raporda sanık ...'a kusur atfedilmediği ancak sanık ...'e tali kusur verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince dosya içerisinde bulunan 20/03/2015 tarihli heyet raporu ile 24/04/2017 tarihli heyet raporlarında sanık ... yönünden herhangi bir çelişki bulunmadığı, bu raporlarda sanık ...'nin kusursuz olduğunun belirtilmiş olmasına rağmen Dairece alınan heyet raporunda bu sanık yönünden tekrardan değerlendirme yapılarak kusur izafe edilmiş ise de; önceki raporların dosya kapsamı ile uyumlu olup, hüküm kurmaya yeter ve elverişlilikte olduğunun kabulü ile bu sanık yönünden önceki raporlara itibar edildiği belirtilerek ilk derece mahkemesince sanıklar ...... ve ... hakkında verilen beraat kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
A.Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Hükmüne Yönelik Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B.Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Hükmüne Yönelik Katılanlar Vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.06.2024 tarihinde karar verildi.