Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin sürelerinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı, tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda, Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/334 E, 2016/60 Karar sayılı kararı ile sanığın atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
A. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Özetle, olayın sübut bulduğuna, delillerin takdirinde hata yapıldığına, kararın hukuka aykırı olduğuna ve hükümlerin sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafinin Temyiz İsteği
Özetle, takdir edilen vekalet ücretinin katılan yerine hazineden alınarak kararın düzelterek onanması gerektiğine ilişkindir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164 ve 168. maddeleri ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca beraat eden ve kendisini vekaletnameli müdafii ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken Mahkemece hükümler kurulurken beraat eden sanık lehine vekalet ücreti takdir edilirken vekalet ücretinin hazine yerine katılandan alınmasına hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükümlerin (2). paragrafında yer alan ''katılandan'' ibaresinin çıkartılarak yerine ''hazineden'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2024 tarihinde karar verildi.