Mahkumiyet (sanıklar Hüseyin ve Abdullah hak.), hükmün açıklanmasının geri bırakılması (diğer sanıklar hak.)

Mahalli mahkemece verilen hükümler ve kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi gereğince itiraza tabi olduğu ve temyizinin mümkün bulunmadığı, vekalet ücretinin ise hükmün bir parçası olup, hükümle aynı kanun yoluna tabi olduğu, dolayısıyla açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükme ilişkin vekalet ücretine yönelik talebe karşı da ancak itiraz kanun yoluna başvurulabileceği, 5271 sayılı Kanun'un 264. maddesi hükmü de gözetilerek katılan vekilinin sanıklar ..., ... ve ... yönünden vekalet ücretine ilişkin temyiz talebinin itiraz mahiyetinde kabulü ile merciince değerlendirilip bu hususta bir karar verilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla, dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin; müdafilerin sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik, katılan vekilinin ise sanıklar ... ve ... haklarında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden vekalet ücretine hasren temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Dava konusu ihale nedeniyle kurum zararı oluşmadığının anlaşılması karşısında sanıklara isnat edilen eylemin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 6459 sayılı Yasa'nın 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı ve bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.