Görevi ihmal suçundan şüpheli ... hakkında son soruşturmanın açılması talebini kapsayan ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10/11/2009 tarihli ve 2009/3954 soruşturma, 2009/1602 esas sayılı iddianame üzerine son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair ... Ağır Ceza Mahkemesinin 26/02/2010 tarihli ve 2009/139 esas, 2010/17 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin 28/06/2010 tarihli ve 2010/598 değişik ... sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 30.01.2011 gün ve 6789 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2011 gün ve 84833 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Tüm dosya kapsamına göre, şüpheli ...'un;

1- Katılan müşteki vekili sıfatıyla takip ettiği ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/754 esasına kayden görülen kamu davasında sanık olarak yargılanan ... hakkında mahkemece herhangi bir karar verilmediği hâlde, söz konusu karar aleyhine temyiz yoluna başvurmadığı,

2- Davacı müşteki vekili sıfatıyla takip ettiği ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/841 esasına kayden görülen tahliye ve alacak davasının 03/04/2003 tarihli duruşmasına tebligat masrafı bulunmaması nedeniyle mahkemece usulsüz olarak kabul edilen mazeret telgrafı göndermek suretiyle katılmadığı,
Şeklindeki iddialar ile ilgili mevcut deliller son soruşturmanın açılması için yeterli olup, delillerin takdirinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir.

1136 sayılı Avukatlık Yasasının 60/1. maddesinde "59'uncu maddede yazılı mahkemelerin tutuklama veya salıverilmeye yahut son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararlarına karşı Cumhuriyet Savcısı veya sanık tarafından genel hükümler uyarınca itiraz olunabilir." hükmü yer almaktadır.
İncelenen dosyada, Adalet Bakanlığınca verilen kovuşturma izninde, şüpheli avukatın, yakınanın işyerinden yapılan hırsızlık olayıyla ilgili olarak açılan kamu davasının sanıklarından ... hakkında herhangi bir hüküm kurulmaması aleyhine temyiz yoluna başvurmadığı ve davalı müşteki vekili sıfatıyla takip ettiği ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/841 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen tahliye ve alacak davasının 9.4.2003 tarihli duruşmasına mahkemece usulsüz olduğu kabul edilen mazeret telgrafı göndererek katılmadığının ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır. ... Ağır Ceza Mahkemesi şüpheli avukatın eylemlerinde dava açılmasını gerektirecek nitelikte usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, sanığın görevini yapmakta ihmal veya gecikme göstermediği ve T.C.Y.'nın 257/2. maddesindeki kişi ya da kamu zararının somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına karar vermiş, ... Ağır Ceza Mahkemesi de müşteki ...'in itirazını son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek reddetmiştir. Avukatlık Yasasının 60/1. maddesindeki özel düzenleme uyarınca son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair karara karşı müşteki ya da suçtan zarar gören kişinin itiraz yetkisi bulunmamaktadır. Merciin itirazın reddine ilişkin kararının gerekçesi müştekinin itiraz yetkisi dikkate alınmadan esasa girilmesi açısından isabetli değil ise de sonucu itibariyle doğru olduğundan hukuka aykırı bulunmamaktadır.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, düzenlediği tebliğnamedeki düşünce belirtilen nedenlerle yerinde görülmediğinden, Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma isteğinin REDDİNE, 28.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.