Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem olarak doğrudur.Ancak;
1)Kısa kararda çekişmesiz bedel düşülerek 59.873,09 TL’ye hükmedildiği halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında 56.171,76 TL’ye hükmedildiğinden kısa karar ile gerekçeli karar çelişiktir. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun l0.04.l992 gün l99l/7 – l992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararına göre kısa kararla gerekçeli kararın çelişik olması bozma nedenidir. Bozmadan sonra yerel mahkeme önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla vicdani kanaata göre karar vermelidir.
2) Kabule göre de;
Davacı Kadri Karaman’ın adının gerekçeli kararda belirtilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 28.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.