Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalı kuruma temizlik hizmeti verdiğini, belirtilen tarihler arası için hak edişler düzenlendiğini ve ödeme emirleri ile ödemeler yapıldığını, fakat bu hak edişlerden ve ödeme emirlerinde 5510 sayılı yasanın 81. maddesi gereği ödenmesi gereken ödemelerin ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartı ile toplam 6.145,11.nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 6085.58 TL nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, reddedilen kısım için davalı vekili için 59,53 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı vekiline ödenmesine karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden davalı lehine 59,53 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi “1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların 2012/29392-29002
konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.(2) Şu kadar ki asıl alacak miktarı 3.333,33 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez.” hükmünü içermektedir. Bu hükme göre, davacı lehine 400,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 436/2 maddesi hükmü gereğidir.
Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine,2.bentte açıklanan nedenle hükmün fıkrasında yer alan “Davalı vekili için 59,53 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı vekiline ödenmesine” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine” cümlesinin yazılmasına,kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.