Tebliğname No: 5 - 2013/130665

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın, çift bilgisayar kaydı tutmak, sahte tahsil fişleri ve tahsilatların muhasebeye intikali ile ilgili sahte kayıtlar düzenlemek suretiyle fiilin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarda bulunduğu ve 765 sayılı Yasanın 202/2. maddesinden farklı olarak 5237 sayılı TCK'nın 247/2. maddesi uyarınca aldatmaya yönelik hileli davranışlarda bulunmanın eylemi nitelikli hale getirdiği, fiilin daire içi kayıtlarla ortaya çıkartılmasının bu niteliği değiştirmeyeceği gözetilerek ve 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme nedeniyle; olay tarihlerinde sahte tahsil fişleri ve gelir gider kayıtları düzenlemek eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurları bulunup bulunmadığı da karar yerinde tartışılarak, sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurulup önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak denetime olanak verecek biçimde karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 247/1. maddesi ile uygulama yapılması halinde dahi 5237 sayılı TCK'nın aleyhe sonuç doğurduğu nazara alındığında bu husus bozma sebebi sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre de sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
765 sayılı TCK’nın 202/1,80,59. maddelerinin tatbiki ile tayin olunacak netice cezanın 9 yıl 5 ay 10 gün olması gerektiği gözetilmeden, 8 yıl 17 ay 10 gün olarak tayini,
TCK'nın 219/son maddesi gereğince sanığın "müebbeten memuriyetten yasaklanması" yerine daha kapsamlı olan 31. madde ile uygulama yapılarak "müebbeten kamu hizmetlerinden yasaklanmasına" karar verilmesi,
765 sayılı Yasanın 202/4. maddesi uyarınca zararın ödettirilmesi ve buna bağlı olarak nisbi harç ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında yer alan ve sanığa 765 sayılı TCK'nın 202/1. maddesi ile tayin olunan 8 yıl 6 aylık cezanın 80. madde ile 1/3 oranında artırımı neticesi bulunan 10 yıl 16 aylık cezanın, 11 yıl 4 ay, 59/2. maddesi ile 1/6 oranında yapılan indirim neticesi 8 yıl 17 ay 10 gün olarak bulunan sonuç cezanın da 9 yıl 5 ay 10 gün hapis ve 65.157,00 TL adli para cezası olarak değiştirilmesi, “765 sayılı TCK'nın 31. maddesi gereğince sanığın müebbeten kamu hizmetlerinden yasaklanmasına” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "765 sayılı TCK'nın 219/son maddesi gereğince sanığın müebbeten memuriyetten mahrumiyetine" denmesi ve "765 sayılı Yasanın 202/4. maddesi uyarınca zimmet miktarı olan 78.189,00 TL'nin re'sen ödettirilmesine, ödettirilmesine karar verilen miktar üzerinden 5.341 TL nisbi harca hükmolunmasına ve katılana 8.305 TL nisbi avukatlık ücreti takdirine" ibarelerinin de hükme eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.