İstinaf başvurusunun esastan reddine

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararının hakaret suçundan kurulan hükme yönelik olduğu ve 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sakarya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17.04.2019 tarih, 2018/264 Esas, 2019/315 sayılı Kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca, 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi'nin 18.10.2019 tarih, 2019/1562 Esas, 2019/1733 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteğinin; mahkemenin yetkisiz olduğuna, suçun işlenmediğinin sabit olduğuna, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, hakkında aynı iddialarla açılmış olan dava ve soruşturmalarda kovuşturmaya yer olmadığı ve beraat kararları verildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiğine, cezanın hesabında hata yapıldığına, savunma hakkının kısıtlandığına, iddianamedeki sevk maddelerinden daha ağır maddelerin ek savunma ... tanınmadan uygulandığına, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, www.twitter.com isimli internet sitesinde paralel yapıyla müca@paralelciler06 isimli hesaptan Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü olan katılana yönelik "..., Devletin işçisi iken feto militanı olduğu için sakarya il müdürü yapılmıştır" "... Sakarya Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü fetonun elemanıdır.", "skandal Devlet işçisi iken paralel militanı olduğu için memur yapılan ....?" "..., Sakaryada vagon fabrikasında işçiyken fetoya hizmetlerinden dolayı memur yapılmıştır", ".... Kadrosu Aile Bakanlığında geçmesi ve genel müdür maaş almasina rağmen paralel yapılanma için sahadadır" "... Sakarya Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü paralel yapının en önemli adamıdır sözde akpartilidir.""paralelci olduğu için il müdürü yapıldı. Vagon işçisi mutlu fetonun çok sağlam köpeğidir" şeklinde katılanın fotoğrafı da bulunmak suretiyle paylaşım yapması nedeniyle sanık hakkında hakaret suçundan açılan davada, 10.02.2017 tarihli araştırma tutanağına ve twıtter hesabına ait ekran görüntüleri ile çıktı örneklerine göre sanığın atılı suçu işlediği İlk Derece Mahkemesince kabul olunmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

A. Sanığın Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, katılanın aşamalardaki beyanlarına,10.02.2017 tarihli araştırma tutanağına ve twitter hesabına ait ekran görüntüleri ve çıktı örneklerine göre atılı suçu işlediğine, sanığın sabıka kaydı ile yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemesinin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı ve 5271 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “Görsel ve işitsel yayın, mağdurun yerleşim yerinde ve oturduğu yerde işitilmiş veya görülmüşse o yer mahkemesi de yetkilidir.” hükmü gereğince, “sosyal medya” üzerinden gerçekleştirilen hakaret fiillerinde yetkili mahkemenin hakaret fiilinin yöneltildiği mağdurun yerleşim yeri veya oturduğu yer mahkemesi olabileceği de gözönünde bulundurulduğuna yetkili mahkemece hükmün verildiği anlaşılmıştır.

B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri de Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca, Sakarya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.06.2024 tarihinde karar verildi.