İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında hakaret suçundan 2 kez, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
Karar verilmiştir.
Sanığın müdafiinin temyizi sübuta, matufiyet şartının oluşmadığına, haksız tahrik ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, usul ve Yasa'ya aykırı olan hükümlerin re'sen nazara alınacak sebeplerle bozulmasına yöneliktir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, 155 polis hattını arayarak 16.10.2016 ve 04.11.2016 tarihlerinde katılanlara hakarette bulunduğu iddiasıyla açılan kamu davalarında; İlk Derece Mahkemesince; sanık savunması, katılanların anlatımları ile tüm dosya kapsamına göre mahkûmiyet kararları verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükümler yerinde görülmekle sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yerinde görülmeyen temyiz sebepleri ile 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi hukuka ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanığın, katılanlara yönelik hakaret eylemlerini aynı suç işleme kararıyla, kısa zaman aralığı içerisinde ve aynı olay bütünlüğü içinde gerçekleştirmesi karşısında; sanık hakkında hakaret suçundan bir kez ceza verilerek, zincirleme suç hükümleri gereği bu cezanın 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca artırılması gerektiği gözetilmeden, iki ayrı mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
2. Kabule göre; sanığın hakaret suçundan cezalandırılmasına karar verilmesine rağmen, uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi yerine 265 inci maddesi olarak gösterilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, incelemeye konu kararın, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Fethiye 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.06.2024 tarihinde karar verildi.