Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Tebligat Kanunu'nun 17. ve Tebligat Tüzüğü'nün 23. maddesine göre belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerden birine yapılır. Aynı kanunun 18. ve aynı tüzüğün 24. maddesinde ise tebliğ yapılacak şahıs otel hastane, tedavi veya istirahat evi, fabrika, mektep, talebe yurdu gibi içine serbestçe girilemeyen veya arananın kolayca bulunması mümkün olmayan bir yerde bulunuyorsa, tebliğin yapılmasını o yeri idare eden veya muhatabın bulunduğu kısmın amiri temin eder, bunlar tarafından muhatap derhal bulundurulamaz veya tebliğin temini mümkün olmazsa, tebliğ amire yapılır hükmü yer almaktadır.
Hükmün davalılar ... ve ...’a tebliğine ilişkin tebligat parçasına, “daimi çalışanı ... ... imzasına” açıklaması yazılmış olup muhatabın o sırada söz konusu adreste bulunmadığı veya tebligatı alacak durumda olmadığı tebliğ evrakına yazılmamıştır. Bu haliyle yasada öngörülen tebligat usulüne uyulmadığından tebliğ işlemi geçersizdir. Bu nedenle adı geçen davalılara hükmün yöntemine uygun şekilde tebliğinin sağlanarak temyiz süresinin beklenilmesi ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 28.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.