Dava, trafik-iş kazası sonucu ölen sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.

Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde davalı ... hakkındaki davanın reddine, ... hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-Sigortalının ölümüne neden olan 06.10.2005 tarihli trafik-iş kazasının; davalı ... ile kazalı ...’in işveren tarafından yürütülmekte olan ve kendilerine tevdi edilen görevi yerine getirmek için, emirlerine tahsis edilen görev aracının arıza yapması nedeniyle, Antalya’dan Fethiye’ye ...’e ait olup, ...’in sevk ve idaresindeki araç ile giderken, aracın direksiyon hakimiyetini kaybedip banket dışına çıkarak, yolun dışında bulunan beton menfeze çarpması şeklinde oluştuğu, önceki bozma kararımızda; davalı ...’in, arızalanan aracın yerine araç bulundurmamasının sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil edeceği ve bu nedenle sözleşmede öngörülen cezalar ile sorumluğunun söz konusu olduğu, sözleşme hükümlerine aykırı davranmanın trafik kazasının oluşumuna etkisinin bulunmadığı, trafik kazasının oluşumunda davalı ...’in kusurlu olduğunu kabul eden bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı belirtilmiştir.

Mahkemece; davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, trafik kazasında davalı ... ile sigortalının kusur oran ve aidiyetlerinin yeniden belirlenmesi ve bu konuda yeniden kusur raporu alınması gereği gözetilmeksizin, karar verilmiş olması,

2-Harçlar Kanunu’nun 8. maddesindeki, “Bir hükmün bozulmasını müteakip verilecek hükümlerden yeni bir hüküm gibi karar ve ilam harcı alınır ve bozulan hükümden evvel alınmış olan karar ve ilam harcı, müteakip hükme ait harçtan mahsup olunur.” düzenlemesi gözetilmeksizin, bozma konusu ilk karara atıfla bozmadan önce harç tahsil edildiğinden yeniden harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiş olması,

3-Kararın yazımında, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde (Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388 ve 389. maddelerinde) tanımlanan unsurları taşıması ve “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi” yönündeki hükümlerine aykırılık teşkil edecek şekilde yazılı biçimde hükmedilen miktarın açık olarak gösterilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davacı vekilinin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.