Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08.03.2018 tarih ve 2016/351 E- 2018/96 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.06.2020 tarih ve 2019/75 E- 2020/465 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının "TUI Magic Life" ibareli, 2015/84116 numaralı marka başvurusuna davacının "magicform", "magicform", "magicform", "gürmay magicsport", "magicline", "magicform t-shirt bra", "magic form active form" ibareli, 99/022358,160442,205657,98/017466, 99/019902,99/022256, 99/022253 sayılı markalarına ve benzerlik, tanınmışlık nedenine dayalı itirazının davalı kurum tarafından reddedildiğini, markaların benzer olduğunu, davacı markalarının tanınmış olduğunu ileri sürerek 2016-M-6840 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin otelcilik sektörünün en önde gelen şirketlerinden olduğunu, markalar arasında iltibas olmadığını, markalar arasında karışıklık riski olmadığını, "TUI Magic Life" markasının kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığını, markanın tekstil ürünlerinde de kullanılmakta olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; markaların 24,25,26. sınıflardaki mal ve hizmetlerde aynı veya benzer olduğu, “magic” ibaresinin sihir manasıyla ülkemizde manası bilinen hafızada kalıcı başlangıçtaki ayırt ediciliği yüksek bir marka olduğu, markaların esas unsuru olan “magic” ibaresinin davalı şirketin unvanı olan “tui” ve hayat manasına gelen “life” kelimesiyle birlikte yer almasının bir ayırt edicilik sağlamadığı, taraf markalarının benzer olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK'nın 2016-M-6840 sayılı kararının 24,25 ve 26. sınıflarda bulunan mal ve hizmetler yönünden iptaline, dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "magic" ibaresinin davalı şirketin unvanında bulunan “tui” ve hayat manasına gelen “life” kelimesiyle birlikte yer almasının başvuruya bir ayırt edicilik kazandırmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesinde öngörülen çifte benzerlik koşulunun gerçekleştiği, Yargıtay 11. HD'nin "Magic Intimates+şekil" ibaresini davacı markaları ile benzer gören 14.05.2009 tarih ve 2007/10909 E.-2009/5833 K. sayılı, "MAGIC LIGHT ZEBRA" ibaresini davacı markaları ile benzer gören 12.11.2014 tarih 2014/11550 E.- 2014/17420 K. Sayılı, "Magic home" ibaresini davacı markaları ile benzer gören 08.05.2015 tarih 2015/1560 E. - 2015/6579 K. sayılı, "MAGIC KIDS" ibaresini davacı markaları ile benzer gören 29.04.2019 tarih 2018/1603 E. - 2019/3244 K. sayılı, "MAGİCWAWE" ibaresini davacı markaları ile benzer gören 30.04.2019 tarih 2018/1611 E. - 2019/3303 K. sayılı ilamlarının da aynı yönde olduğu gerekçesiyle davalı ...G. vekili ile davalı kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili ile davalı kurum vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istekleri halinde aşağıda yazılı 28,10 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 28/02/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.