İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin '”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin müvekkilinin yargılamanın ilk safhasından itibaren maddi gerçeğin ortaya çıkması için çaba gösterdiğine ve mahkemeye yardımcı olduğuna, müvekkili ile müştekinin önceden tanıştıklarına, sanığın motosiklet ile hareket halinde iken müştekiyi görerek evine bırakmayı teklif ettiğine, onun da kabul ederek motosiklete bindiğine, müvekkilinin, müşteki Tayfur'a borç olarak verdiği parayı ihtiyacı olduğu için geri istediğine, bunun üzerine Tayfur'un üzerinde para olmadığını belirterek borcunun teminatı olarak I-phone 6S marka cep telefonunu verdiğine, müştekinin rızası ile telefonu sanığa verdiğine, müvekkilinin eğer müştekinin rızası dışında telefonu almış olsaydı güvenlik kamerasının bulunduğu ve kimliğinin rahatlıkla tespit edilebileceği telefoncuya gitmeyeceğine, atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2013 tarihli ve 2012/1420 Esas, 2013/198 Karar sayılı ilamından dolayı sanığın mükerrir olduğu belirtilmiş ise de, anılan ilamda birden fazla mahkûmiyet hükmü bulunduğundan, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca daha ağır cezayı içeren hırsızlık suçundan verilen 1 yıl 15 gün hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünden dolayı sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği; bununla birlikte tekerrüre esas alınan bu kararın incelemeye konu dosyadaki suç tarihinden sonra 29.03.2018 tarihinde kesinleştiği, bu nedenle tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın adlî sicil kaydına göre Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2015 tarihli ve 2014/927 Esas, 2015/779 Karar sayılı hırsızlık suçundan verilen 1 yıl hapis cezasına ilişkin ilamının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından "Sanığın Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1420 esas ve 2013/198 esas karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas sabıkası olduğu anlaşılmakla, sanığa verilen cezaların TCK 58/6-7 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine" şeklindeki ibarenin çıkartılarak yerine "Sanığın Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2015 tarihli ve 2014/927 Esas, 2015/779 Karar sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan verilen 1 yıl hapis cezasının tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, sanığa verilen cezanın TCK 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine" ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.