Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay CGK'nın 26.03.2013 tarihli ve 2012/6-1232 Esas, 2013/106 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yetmez. Failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun şikâyetçiye iadesini sağlaması yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Somut olayda da, şikayetçinin iş yerinden çalınan bilgisayar parçalarını suça sürüklenen çocuğun sattığı yeri göstererek soruşturma aşamasında iadeyi sağladığı, kovuşturma aşamasında da suça sürüklenen çocuk zararı giderdiğini savunduğu ancak söz konusu eşyaları satın alan 3. kişi olan ...'ın zararının giderilip giderilmediğine ilişkin bir araştırma yapılmadan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
2- Kamera izleme tutanaklarına göre, 16.03.2015 tarihindeki eyleminin saat 17.23 sıralarında meydana geldiği 18.03.2015 tarihinde ki eylemin ise saat 19.30 ile 19.50 arasında meydana geldiği ve UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre 16.03.2015 olan suç tarihinde gece vaktinin saat 19.13’de, 18.03.2015 olan suç tarihinde gece vaktinin saat 19.15’de başladığının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi gereğince arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h, 43. maddeleri uyarınca verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 31/3. maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılırken 4 yıl 2 ay hapis cezası yerine hatalı olarak 4 yıl 1 ay hapis cezasına, devamla aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası yerine 3 yıl 4 ay 25 gün hapis cezasına hükmolunarak suça sürüklenen çocuk hakkında eksik ceza tayin edilmesi,
4- 16.03.2015 ve 18.03.2015 olan suç tarihlerinin gerekçeli karar başlığında 16.03.2015 olarak eksik yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.