HÜKÜMLER: Suça sürüklenen çocuk ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğinden bahisle mahkûmiyetine karar verilmesi talebine ilişkindir.
2.Sanık ...'ın temyiz istemi; kararın bozulması talebine ilişkindir.
Suç tarihinde arama kararına istinaden sanık ... Talkan'a ait iş yerinde yapılan aramada toplam 310 paket bandrolsüz ve gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.
Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık ... savunmasında; iş yerini kendisinin işlettiğini, kaçak sigaraların yanında çalışan suça sürüklenen çocuğa ait olduğunu, satış yapmadığını beyan etmiştir.
Suça sürüklenen çocuk ... savunmasında; iş yerinde işçi olarak çalıştığını, kaçak sigaraların kendisine ait olmadığını, satış yapıldığını bilmediğini beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değer olan 2.356,70 TL'nin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan beraat hükmü yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 193/2. maddesindeki derhal beraat kararı verilecek hallerin, eylemin suç teşkil etmemesi gibi durumlara yönelik olup, fiilin ilk bakışta suç oluşturmaması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda suça sürüklenen çocuğun sorgusu yapılıp savunması saptanmadan beraat kararı verilemeyeceği cihetle, suça sürüklenen çocuk ...'nun, sorgusu yapılarak delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, suça sürüklenen çocuğun sorgusu yapılmaksızın, delil takdirine girilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; tüm dosya kapsamına göre sanığa ait iş yerinde ticari miktar ve mahiyette sigaraların ele geçirilmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
Sanık hakkında, 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca olaya uygun şekilde temel ceza belirlenip sonrasında, anılan Kanun'un 3/10, 3/10-son maddenin tatbiki ile uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ile sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.06.2024 tarihinde karar verildi.