Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın savunmasında, katılan ...'yi evine su aktığı için çağırdığını, katılanın, merdiven otomatiğini getirerek kendisine hitaben ''öde şunu o...pu çocuğu'' dediğini, kendisine hakaret edilmesine sinirlenerek mutfağa gidip oradan bıçak aldığını beyan etmesi, ayrıca 29.01.2016 tarihli görgü ve tespit tutanağı içeriğinde ve dosyada bulunan fotoğraflardan, sanığın evinin tavanından suların aktığının, holde kabarıklıklar olduğunun, bir kısım eşyanın ve yerin ıslak olduğunun anlaşılması karşısında, olayın başlangıcı ve gelişimi üzerinde durularak, sanık hakkında TCK'nın 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2-Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.