HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Edremit 3. Asliye Ceza Ceza Mahkemesinin, 14.09.2020 tarihli ve 2017/922 Esas, 2020/885 Karar sayılı kararı ile sanıkların dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
Sanıkların temyiz istekleri, suç işleme kastlarının olmadığına, uzlaşmak istediklerine ilişkindir.
1.Sanıkların katılanın kasiyer olarak çalıştığı işyerine gelerek IBM firmasından geldiklerini, ücretsiz yazar kasa kartuşu getirdiklerini beyan etmeleri üzerine katılanın kurum departman şefini araması, konuşma sırasında sanıkların telefonu alarak kurum şefine kartuş getirdiklerini, takıp ertesi gün de kontrole geleceklerini söylemeleri üzerine, kartuşları bırakıp fatura verdikleri, katılandan para istemeleri üzerine katılanın kasa şefini araması, sanıkların telefonu yine alarak şef ile konuşmalarına müteakip katılan tarafından 380 TL verilmesi ve sanıkların olay yerinden ayrılmaları biçimindeki eylemler nedeniyle haklarında kamu davası açılmıştır.
2.Sanıkların kimseyi dolandırmadıklarını, alışveriş gerçekleştiğini, uzlaşmak istediklerini beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmedikleri, katılan ... ve dinlenen tanıkların oluşu doğruladıkları, katılanın fotoğraftan sanıkları teşhis ettiği anlaşılmıştır.
3.Mahkemece, sanıkların savunmaları, katılanın ve tanıkların beyanları, teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların atılı eylemleri gerçekleştirdikleri kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.
Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca, kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaşma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaşma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi, böyle bir taleple karşılaşan büronun da öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebligat çıkartması, tebligatın iade edilmesi durumunda da muhatabın MERNİS adresinin tespit edilerek MERNİS şerhi ile 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi gerektiği, bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; dosyada aleyhine menfaat temin edilen kişi olan katılan ...'ın bilinen son adresine çıkarılan tebligatın iade edilmesi sonrasında MERNİS adresine usulüne uygun tebligat çıkarılması gerektiği gözetilmeden, katılana ulaşılamadığı belirtilerek uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun usulsüz olduğu anlaşıldığından uzlaşma işlemlerinin yukarıda belirtilen surette ve hüküm sonrasında sanık ...'nın zararı ödediğine ilişkin dekont sunduğu da gözetilerek yapılması gerektiğinden hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Edremit 3. Asliye Ceza Ceza Mahkemesinin, 14.09.2020 tarihli ve 2017/922 Esas, 2020/885 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.06.2024 tarihinde karar verildi.