Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2015 tarihli ve 2015/181 Esas, 2015/141 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f-son) bendleri, 52,58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği, herhangi bir gerekçe içermemektedir.

1.Sanığın, dava dışı ...'e ait facebook hesabına hukuka aykırı bir şekilde erişip, arkadaş listesinde yer alan şikâyetçi ...'a mesaj göndererek para istemesi, şikâyetçinin 265,00 TL parayı yine dava dışı hakkında KYOK verilen ...'in hesap numarasına göndermesi biçimindeki eylem nedeniyle sanık hakkında kamu davası açılmıştır.

2.Sanığın atılı suçlamaları kabul etmediği, hakkında KYOK verilen ...'in kovuşturma aşamasında, ...'in ise hiçbir aşamada dinlenmediği, şikâyetçi ...'ın facebook yazışmalarının fotokopilerini dosyaya sunduğu anlaşılmıştır.

3.Mahkeme tarafından "...sanık ...'ın suçlamayı kabul etmemiş olmasına rağmen hakkında açılan kamu davaları da göz önüne alındığında sanığın internet ortamında Facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde oynanan ... isimli oyunu oynadığı, oyun için satılan oyun karakterlerini kullandığı ve ...'e ait Facebook profilini ele geçirerek müşteki ...'ten para talep ettiği, bu işlemleri de ...'e ait oyun karakterini kullanarak para havalesini sağladığı ve kendi beyanına göre de ...'le birkaç defa alışverişi olduğunu beyan ettiği, bu şekliyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği..." gerekçeleriyle temyize konu mahkumiyet kararının verildiği anlaşılmıştır.

1. Sanığın, dava dışı ...'e ait şifreyi ele geçirerek Facebook hesabında yer alan arkadaşları ile irtibata geçip şikâyetçi ...'ten para istediği, şikâyetçinin de hakkında KYOK verilen ...'e ait hesaba para gönderdiğinin iddia edildiği olayda; sanığın atılı suçlamaları kabul etmemesi, ...'in hiçbir aşamada, ...'in ise kovuşturma aşamasında dinlenmemiş olması ve elde edilen menfaatin akıbeti hakkında araştırma yapılamamış olması karşısında; adı geçenlerin beyanlarının alınması, ...'in hesabına gönderilen paranın akıbetinin ne olduğu ve sanıkla ilişkisinin nelerden ibaret olduğunun tespit edilmesi ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Kabule göre de;
Tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşme tarihini suç tarihinden sonraki bir tarih olan 01.07.2013 olması karşısında tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2015 tarihli ve 2015/181 Esas, 2015/141 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.06.2024 tarihinde karar verildi.