İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Mersin 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2019 tarihli 2018/547 Esas 2019/125 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, toplanan tüm delillere göre sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın çocuğu için ilaç yazdırmak amacıyla aile sağlığı merkezine gittiği, yazılan reçetede hata olduğu için eczaneden ilacı alamadığı, reçeteyi düzelttirmek için doktor olan katılanın yanına gittiği ve aralarında çıkan tartışmada sanığın katılana "Ankara'ya telefon edeceğim bakalım kimi s... edecekler." dediği iddiasıyla açılan davada sanığın beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Sanığın katılana hakaret ettiğinin aşamalardaki katılan anlatımı, tanık Ş.S.'nin beyanları ve tutanak içeriği ile doğrulandığı anlaşıldığından, bu beyanlara neden itibar edilmediği açıklanıp tartışılmadan ve tutanakta imzası bulunan A.O. tanık sıfatıyla çağrılıp dinlenilmeden eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle sanığın beraatine karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Mersin 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.06.2024 tarihinde karar verildi.